Ses Eseri İncelemesi
9/10
·78 syf.··
2025 13. kitabı
Sabahattin Ali’nin “Ses” adlı eseri, beş farklı hikâyeden oluşur: Ses, Köpek, Sıcak Su, Mehtaplı Bir Gece ve Köstence Güzellik Kraliçesi. Yazarın hikâyelerinde en çok istediği şeylerden biri, okuyucunun da olay anını anbean yaşayıp kendini orada hissetmesidir. Bunu okuyucuya yansıtırken mekân betimlemelerine, aynı zamanda karakterlerin hem fiziksel hem de iç dünyasına yönelik tasvirlerini etkili bir biçimde üslubuna yansıtmıştır. Buna örnek olarak Köpek adlı hikâyesinde, “Boyalı saçlarının sahte kırıntıları altında salkım salkım küpeler sarkan, gözlerinin etrafı mora, yanakları vişneçürüğüne yakın boyalarla örtülen bu kat kat gerdanlı ve emprime elbiseli kadın onu birdenbire fevkalade etkilemişti.” diyerek kadını fiziksel olarak betimlemiştir. Yine aynı hikâyede, “Adi bir çobanın karşısında yalvarır gibi sözler söylemiş olmak, ona tahammül edilemez bir izzetinefis yarası gibi görünüyordu.” ifadesiyle iç çözümlemelere rastlarız. Hikâye sonlarının genelde belirsiz bittiği, sonunun okuyucuya bırakıldığı; çaresizlik, pişmanlık ve ölüm gibi temaların hikâyelerin sonunda yer ettiğini görmekteyiz. Ses’te çocuğun hayal ettiklerine ulaşamayıp geri dönüşü, Köpek hikâyesinin sonunda köpeğin ansızın ölümü, Sıcak Su’da Emine’nin ortadan kaybolması, Mehtaplı Bir Gece’de hasta çocuğun derin bir uykuya dalışı ve Köstence Güzellik Kraliçesinde şehrin ve kalbin karmaşasının iç içe geçişi, yazarımızın hikâyelerinde oluşturduğu sonlardır. Eserin dili oldukça akıcı ve yalındır. Günümüzde kullanılmayan bazı kelimelere yer verilse de açıklamaları bulunmaktadır. Her hikâyede farklı bir konu ele alınarak okuyucunun hayal gücü her seferinde farklı bir boyuta taşınmıştır. Kitabın adını taşıyan Ses hikâyesinde “Leylim Ley” türküsünden alıntılar yapılmıştır. Bu, hikâyeyle türkünün bütünleşmesine yol açarak hem karakteri anlamlandırmaya hem de hikâyenin akılda kalıcılığını artırmaya olanak sağlamıştır. Köpek hikâyesindeki ölüm, insanların kibirle neler yapabileceğini gösterir. Ses’te Anadolu ve Batı kültürünün tezatlığı, aidiyet duygusunun önemi ve kendi kültürüne yabancılaşmış kişileri tanırız. Sıcak Su’da kadının çaresizliği, atamadığı sessiz çığlıkları omuzlarına yük olarak geri döner. Hikâye her ne kadar kısa olsa da dönemin toplumsal yapısını içler acısı bir şekilde gözler önüne serer. Mehtaplı Bir Gece aslında yalnızlığın ölümden daha ağır geldiği bambaşka bir sancıdır. Küçücük hasta bir çocuğa yoldan geçen tek bir insanın bile bakmaması, insanların vurdumduymazlığını ve bencilliğini anlatır. Köstence Güzellik Kraliçesi ise hayatımızda önemsiz gördüğümüz ama başkaları için önemli olan durumların ileride derin yaralar açarak bir dönüm noktası hâline gelebileceğini anlatır. Pişmanlığın getirdiği ağır vicdan azabı, yaşamımızın her anında varlığını korumaya devam eder. Sabahattin Ali, Anadolu insanının ruhunun derinliklerine inerek insanların vurdumduymazlığını, muhtaçlığını, umudunu, cahilliğini, kibrini ve çaresizliğini gözler önüne sermiştir.
SesSabahattin Ali · Ren Kitap · 20197,8bin okunma
·
76 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.