İttihat ve Terakki’ye öfkeyle yazılmış, Babıali eksenli bir hesaplaşma metni
Kitap, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni ve önde gelen isimlerini (Cemal, Talat, Enver Paşalar) “vatan haini” olarak damgalayan, Osmanlı’nın çöküşünü doğrudan onlara bağlayan sert bir polemik. Yazar, Cemiyet’in Masonlar ve Alman İmparatorluğu’nun etkisiyle hareket ettiğini, oysa “ebedî dost” saydığı İngiltere ile ittifak edilse devletin dağılmayacağını sık sık tekrar ediyor. İngiliz yetkililerden “hazretleri” diye söz etmesi de dikkat çekici. Üç paşanın “Turan” hayaline kapılarak milleti aldattığını da defalarca vurguluyor.
Arap isyanı yorumu
Yazar, Arap isyanını Osmanlı’ya karşı değil, doğrudan Cemiyet’e karşı bir başkaldırı olarak görüyor ve bu iddiasını Şerif Hüseyin’in mektubuna dayandırıyor.
Cemiyetin kuruluşundan padişaha yapılan darbeye, ardından kurulan kabineler ve özellikle sadrazam değişimlerine odaklanıyor. Hangi sadrazamın neden seçildiği, niçin düşürüldüğü soruları üzerinden dönemin hükümet krizlerini anlatıyor.
1918’de kaleme alınan eser, yazarın Mısır sürgün yıllarının ruhunu yansıtıyor. Hatıra niteliği taşıyan metin, ağır ithamlarla örülü; üç paşa ve cemiyet üyeleri için kullanılan dil özellikle keskin. Tarihî olayları ayrıntılı aktarırken yorumlar tek kutuplu.
Yazar, dönemin en güçlü İttihat ve Terakki muhaliflerinden biri olarak anlatıya kendi bakışını doğrudan yansıtıyor. Masonluk iddiaları ve “ordu ile memleketin satılması” teması sık tekrarlanıyor; neden-sonuç ilişkileri alternatif açıklamalara kapalı.
Kitap, Babıali’deki hükümet krizlerini canlı biçimde aktararak dönemin ruhuna tanıklık ediyor; ancak çöküşü yalnızca cemiyete bağlaması ve komplo vurguları anlatımı tek boyutlu kılıyor.
İttihat ve Terakki muhalefetinin dili ve duygu dünyasını görmek isteyenler için kıymetli, fakat mutlaka diğer kaynaklarla birlikte ele alınmalı. Eser, tanıklık değeri ile polemikçi önyargıyı bir arada taşıyor; meraklısı için faydalı ama tek başına rehber değil.