Gönderi

Bir Psikolojik Danışman Gözünden
8/10
·380 syf.··
2025 209. kitabı
Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde romanını okurken, bir psikolojik danışman olarak en çok dikkatimi çeken şey, bireyin içsel dünyasıyla toplumsal koşullar arasındaki ezici dengesizlik oldu. Üç arkadaşın Çukurova’ya iş bulma umuduyla çıkardıkları yolculuk, aslında insanın kendini gerçekleştirme arzusunun, açlık ve sömürünün ağırlığı altında nasıl ezildiğini anlatıyor. İflahsızın Yusuf, Pehlivan Ali ve Köse Hasan’ın hikâyeleri, sadece işçi sınıfının değil, insan ruhunun dayanıklılığının da birer sınavı gibi. Bu karakterlerde gördüğüm en çarpıcı unsur, “öğrenilmiş çaresizlik” olgusu. Koşulların sürekli onları bastırması, zamanla mücadele etme güçlerini törpülüyor. Bu durum, Viktor Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı’nda bahsettiği anlam yitimiyle benzerlik taşıyor: İnsan, yaşamı üzerindeki kontrolünü kaybettiğinde, varoluşunun anlamını da sorgulamaya başlıyor. Fakat Orhan Kemal’in karakterleri, anlam arayışından çok, hayatta kalma içgüdüsüyle sürükleniyorlar. Romandaki psikolojik çözülmeler, sadece bireysel değil, kolektif bir travmayı da yansıtıyor. Toplumsal adaletsizliğin içselleştirilmesi, karakterlerin kendi kaderlerini sorgulamamalarına yol açıyor. Bu anlamda roman, Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’undaki bireyin sisteme başkaldıran yalnız ruhuyla karşılaştırılabilir. Orhan Kemal’in dünyasında ise başkaldırı bile bir lüks haline gelmiştir; çünkü açlık, adalet duygusundan daha yakıcıdır. Bir psikolojik danışman olarak, bu roman bana insanların iç dünyalarını şekillendiren sosyoekonomik koşulların ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha hatırlattı. Psikolojik iyileşme, yalnızca bireyin çabasıyla değil, çevresel adaletle de mümkündür. Bereketli Topraklar Üzerinde, bu gerçeği edebiyatın diliyle değil, insanın yorgun bakışlarıyla anlatıyor.
1000Kitap
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
·
127 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.