Gönderi

10/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2025 82. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 10:32
“Yalan, bu dünya, yalan…Aynadaki yalan… Yalan ama, bir gerçeğin yalanı…Aynada gördüğün her şey o da, hiçbiri o değil…” Hayranlıkla okuduğum nadir kitaplardan… Necip Fazıl’ın bundan bir önceki okuduğum kitabı “O ve Ben”di. Hemen ardından bu romanı okudum ve okudukça aslında kendi hayatını romanize ettiğini gördüm. Üslup, dil ve kelimelerle dans edercesine, ama yormadan ve apaçık vurucu ifadeler tek kelimeyle hayran bıraktı. Kitabı elime her aldığımda ne kadar da geç tanışmışım Necip Fazılın diliyle diye kendime sitem ederken buldum. Gelelim romana, baş karakter Naci. Bir müslüman olarak kendimden bir şeyler bulduğum bir karakter. Doğru olandan emin, adı gibi emin, ama şeytani hatarlarla (vesveselerle) zorlanan ve yine Allah’ın lütfuyla karanlıklardan aydınlığa çıkılan havf ve reca (ümit ve korku) arası bir hayat.. Allah bizi daima dininde sabit kılsın ve akıbeti güzel olanlardan eylesin. Günaha olan yaklaşımı, günah-tevbe kavramı kitapta en hayran kaldığım ifadelerle yer alıyordu. Mesela; “O günah ki, insanı küçültür ve sığınmaya zorlar, kibir ve azamet taslayan ibadetten daha hayırlıdır.” “Rahmet kapısını açan günah mı?…Evet..ama usûl değil!..Rahmet kapısını açık tutan ibadet mi?…evet, ama cepte keklik değil….Allah’tan hem ümidini kesmek küfür, hem de emin olmak, kendisini emniyette bilmek..” Ne fasih bir anlatım ve ne vurucu bir ifade ve ne kadar gerçek… Necip Fazıl okurken şu hisse kapılıyorum, evet birçoğu iç dünyamda hissettiğim şeyleri nasıl bu kadar ben gibi dile dökebiliyor, nasıl tek cümleyle bu kadar evet işte bu! dedirtebiliyor, belki sayfalarca yazılması gereken şeyleri… Ayrıca islam hakikatine dair pasajları, kaba sofraların yaşadığı değil gerçek islam ahlakı üzerine yazıları da müslümanca duruş için dikkate alınasıydı. Özellikle yozlaşmanın had safhada olduğu günümüzde, derhal ve ivedilikle yeni ve gerçek bir islami şuur kazanmamız gerektiğini ayna gibi gösteren aşağıda kitaptan cümleler…insanı önce kendi kapımın önünü süpürmeliyim hissine itiyor, önce kendi bireysel şuurunu sağlamlaştırmalı müslüman, kaba softalıktan kurtularak… Mesela; “İslamda adalet Hakkı yerine koymaktır.” “İslamda fert, hak bahsinde evvela içinden, sonra dışından kelepçeli; ve korku yalnız Allah’tan” “İslamda hürriyet, Hakka bağlılık vahidi etrafında inananları zedelememek şartiyle hudutsuz ve sonsuz.” “İslamda kadın, kıymeti bilinen ve belirtilen her şey gibi, mahfaza içinde bir mücevher.” “İslamda ahlak, ulvi ‘niçin’in merkezinden çekilmiş, bütün tavr ve hareketlerdeki ‘nasıl’ları halkalayan bir daire..” “Ve işte, eserine ve kaba akla mağlup olmaktan doğan Batı buhranının aradığı büyük ruh müeyyidesi!…İslam!..” Ayrıca romanda bir erkek gözüyle sunulan kadın erkek ilişkilerine dair pasajlar da inanılmaz etkileyiciydi.. bir kadınım ve bu anlamda da çok tesirli birkaç farkındalık oluşturdu bende. Mesela; “Kadın bir ufuk gibi kaçmayı, yaklaşıldıkça uzaklaşmayı, ama adım başında vaadetmeyi, derken vaadini geri almayı, peşinden tekrar caymış görünmeyi bilen; erkek de civa damlası misali parmaklarından kaçıcı bu yaratığı bayıltıp durdurmayı ve parmağına yapıştırmayı becerebilen…” Ve 3 kadın modeli, Mine, Belma ve Hatçe. Bu üç model üzerinden anlatılar müthiş tespitlerle doluydu kadınlığa dair. En güzeliyle Hatçe… Okuduğum için kendimi şanslı hissettiğim bir romandı. Necip Fazıla niçin üstat dendiğini anlamış bulunuyorum ve üstadın diğer kitaplarını da okumaya devam edeceğim.. Tesirli okumalar olsun.
Aynadaki YalanNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20176bin okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.