Puan vermedi·464 syf.····Okunma: 20 Ekim 2025 15:33 Selam
Anlaşmalı evlilik ile başlayan sonradan aşka dönüşen kitaplari okumayı asla bırakmayacağım. Aşırı seviyorum.
Özellikle her şeyin cumburlop oldu bittiyse getirmediği yavaş gelişen, birlikte yaşarken önce birbirlerini tanıyıp aşık olan, kıskanan, seven ama hemen itiraf etmeyen ve bunu hareketleri ile biz okura belli eden kitaplarin gerçeğe yakın olmasına BA-YI-LI-YORUM...
Hikayemizde asıl kızımız Rose, aşırı tatlı romantik ve çalışkandı. Jack ise huysuz, somurtkan, soğuk ve az konuşan bir avukat. İkisinin zıt karakterlerine ama birbirlerine uyan kimyalarina bayıldım. Rose'un Jack'in ağzından duymak istediklerini kendisinin söylemesine ve sonradan bunu yine kendi cevaplanması aşırı tatli değil de neydi. Jack'in o an kıza olan bakışları Rose'un aşırı konuşması ve Jack'in o kadar cümlenin sonunda sadece homurdanmasi
Yaaa ben bu çifti çok sevdim hatta uzun bir hikaye olmasına rağmen onlara doyamadım desem
Ve evet arkadaşlar aşk biraz geç geliyor yani hikaye tam bir slow burn. Ama aşk olana kadar yazar boş durmuyor ve bizi eglendirmenin hikayeye körü körüne bağlamanın yollarını buluyor. Aşk ve sonrası ise tam bir romantiklik, tutku ve aşk cümbüşü. Okuyun, okuyun..romantik kitap açlığınızda ihtiyacınız olan o kitap ..
Rose yıllardır hayalini kurduğu kafeyi açmak için canla başla çalışmıştı. Ve amcası Rose evlendiği anda kafeyi ona işletmesi için verecektir ne var ki amcası erken ölmüş nişanlısı ise ondan ayrılmıştı. İşte burda devreye avukat Jack giriyor. Ve Rose'un kafeyi alabilmesi için ona bir teklif sunuyor. Onunla evlenmesi karşılığında kafe artık Rose'un olacaktı. Karşılığında kendisiyle davetlere katılma sözü alan Jack Hawthorne'inise bence bundan daha büyük bir beklentisi vardı. Ama acaba bu neydi?