Gönderi

Puan vermedi·256 syf.··
2025 27. kitabı
Sabahattin Ali’nin kaleminden çıkan İçimizdeki Şeytan, sadece bir aşk hikâyesi ya da bir karakterin hayatını anlatmıyor. Daha derin, daha içe dönük bir hesaplaşmayı getiriyor karşımıza. Baş karakter Ömer, sıradan bir adam gibi görünse de aslında hepimizin içinde sakladığı o kararsız, korkak ve zaman zaman bencil yanları taşıyor. Kitabı okurken zaman zaman Ömer’e sinirlendim, hatta kızdım ama sonra fark ettim ki onun o “suçladığı şeytan” hepimizin içinde az ya da çok var. Macide ise bambaşka bir dünyayı temsil ediyor. Güçlü, fedakâr ama bir o kadar da kırılgan. Onun gözünden hayata bakmak beni çok etkiledi. Özellikle bir kadının, bir erkeğin gölgesinde nasıl yavaş yavaş eridiğini görmek… Acıydı. Ama gerçekti. Kitap boyunca en çok düşündüğüm şey şu oldu: Kendi hayatımızın sorumluluğunu ne kadar alıyoruz? Gerçekten mi dış etkenler bizi yönlendiriyor yoksa biz içimizdeki sesleri bahane ederek hareketsiz mi kalıyoruz? Sabahattin Ali’nin dili sade ama öyle yerlerde öyle cümleler kuruyor ki, bazen sayfayı kapatıp bir süre bakakaldım. Çok içten, çok insani ve çok dürüst bir anlatımı var. Kimseyi yüceltmiyor ya da karalamıyor; sadece insanı olduğu gibi gösteriyor. Belki de en sarsıcı tarafı da bu. İçimizdeki Şeytan, kendi içime dönüp dürüstçe bakmamı sağladı. O yüzden beni yordu diyemem ama sarsıcıydı. Kimi yerlerde susmak, bazı cümlelerin altında biraz durup beklemek istedim. Herkesin hayatında bir kere okuması gereken, insanı kendisiyle yüzleştiren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu kitap bana, en çok da kendimden kaçamayacağımı hatırlattı. İnsan bazen dışarıdaki dünyayla savaştığını sanıyor ama asıl savaş içeride, kendi içinde. Belki de en yorucusu bu.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
12 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.