Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2025 11:09 #kitapyorumu
Jules Verne, 1865’te oturmuş “Hadi Ay’a gidelim” diye bir kitap yazmış. Evet, yanlış duymadınız: yıl 1865!
Daha ortada uçak bile yokken adam Ay bileti kesmiş. Üstelik roketle falan da değil… dev bir topla
Bugün bile “abartma” diyecek çok kişi çıkar ama Verne’in hayal gücü, öyle bir abartı ki gerçeğe dönüşmeyi başarmış.
Konu basit gibi görünüyor: Savaştan çıkan mühendisler, boş vakitlerini doldurmak için Ay’a gidecek bir mermi tasarlıyor. Ama Verne’in kalemiyle bu fikir, bir mühendislik çılgınlığına, bilimsel hesaplama şölenine ve insan hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir serüvene dönüşüyor.
Kitap; aksiyon bekleyenleri şaşırtabilir çünkü asıl macera sayfalardaki formüllerde, ağırlık hesaplarında ve dev bir topun namlusunda gizli. Karakterler, derin psikolojik çözümlemelerden çok, “proje insanı” olarak işlev görüyor. Onlar biraz da “Ay’a gideriz ama yanımıza atıştırmalık alalım mı?” kafasında. Ama belki de bu yüzden, sayfaları çevirdikçe kendinizi bir okurdan çok bu heyecanlı kulübün bir üyesi gibi hissediyorsunuz.
Okuması kolay değil; Verne bilimle dalga geçmiyor, onu ciddiye alıyor. Ama tam da bu yüzden, bitirdiğinizde yalnızca bir kitap değil, bir vizyon okumuş oluyorsunuz.
Hızlı bir macera değil, ağır ağır inşa edilen bir hayal yolculuğu. Ama o hayalin ay ışığında parlayan bir yanı var