Gönderi

8/10
·148 syf.··
2025 186. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 01:09
Hermann Hesse’nin Siddhartha kitabı benim için, insanın kendini bulma yolculuğunun çok derin ama aynı zamanda sade bir anlatımıdır. Bu kitabı kişisel olarak düşündüğümde, bana şu hisleri ve düşünceleri veriyor: Hayat bir nehir gibi akıyor Kitapta nehir sürekli bir simge olarak karşımıza çıkar. Bana göre nehir, hem zamanın hem de insanın iç dünyasının sembolü. Siddhartha’nın sonunda nehirden “her şeyin bir” olduğunu öğrenmesi, benim için şu anlamı taşıyor:Hayat, iyiyle kötünün, acıyla huzurun, arayışla buluşun bir karışımıdır. Ayrı gibi görünen her şey aslında aynı bütünün parçası.Bu, bana hayatta bazı şeyleri “düzeltmeye” değil, “anlamaya” çalışmanın daha doğru olduğunu hatırlatıyor. Bilgelik bilgiyle değil, deneyimle geliyor Siddhartha başta öğretmen arıyor: Brahmanlardan, Budha’dan, Kamala’dan, tüccardan, herkesin bilgisinden bir şeyler topluyor. Ama sonunda fark ediyor ki, hiçbir öğreti “yaşanmadan” anlam kazanmıyor. Ne kadar kitap okursak okuyalım, ne kadar öğüt dinlersek dinleyelim bazı şeyleri ancak kendimiz yanılarak, sevgiyle, acıyla, sessizlikle öğreniyoruz. Dünyayı reddetmekle değil, kucaklamakla huzur bulunur. Siddhartha önce dünyayı terk ediyor, sonra içine giriyor, sonunda onu bütün halleriyle kabul etmeyi öğreniyor. Bu bana şunu hatırlatıyor: Gerçek olgunluk, ne kaçmakta ne de saplanmakta; kabullenmekte.Bence kitabın en insani, en yumuşak yeri de burası. Kişisel etkisi Kendimce Siddhartha bana “sabırlı olmayı” öğreten bir metin gibi. Çünkü insanın kendini bulması, bir sonuç değil, sürekli bir süreç. Sanki Hesse, bu kitapla insanın içindeki “sessiz bilgeliği” hatırlatmak istemiş dışarıda değil, içeride aramamız gereken o derin huzuru.
Alıntı
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
·
1.371 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"Aramakla bulunmaz ama bulanlar arıyanlardır" Bu söz hayatım da beni oldukça iten bir söz olmuştur. Bu kitabı okurken sık sık bu sözü düşündüm. Daha sonra kitabın sonun da fark ettim. Bulmak için aranmazmış. Bulmak bitmesi çünkü. Varmaktan ziyade yolculuk değerliymiş. Hani diyor ya bir abimiz aynı ırmakta iki defa yıkanılmaz. Ne sen aynı sensin ne de su aynı su. Nehir sürekli bir yolculuk içinde.O ise kendi arayışında.Son çıkardığım kıssa ise aldıklarını vermeden arınmıyor insan. İlk başta kendi babasını bırap kendi yoluna gitmişti. Sonda ise bir evlatla cebelleşti