İnsanlık dedik , adalet , empati , akıl , irade . Sığınacak bir liman aradık . Çok birşey istemedik . Biraz huzur , biraz mutluluk . Arsız bunu zaaf olarak gördü . Düştü iyi insan olmak isteyen , insanlığın Dünyada en önemli yaratılmış olduğuna inanan bir saf , düştü tezgaha , dedi tezgahtar . Hassan Sabbah gibi mağaza sahibi olup vitrin süsleyen tezgahtarlar gah bu dünyayı sattı gah cenneti .Bana verilmiş kısa hayata gözünü dikti , sermayesine ekledi. Ne hayatlar sermaye oldu . Bir ticaret erbabı olarak en karlı ticaret ne diye sorarsanız , cevabım : 2 tüccar çok kazanır , bunların birisi beyaz önlüklü tüccar doktorlar . Sizi Dünya hayatınızla korkutup çıkar sağlarlar . Diğeri siyah önlüklü din tacirleri , ahiret hayatınızla korkutup para kazanırlar. Müşteri korkusunu gidermek sağlam bir gelir kaynağıdır.
Korku tüketiciye limitsiz para harcatır . Bitti mi ? Yok bitmez . Şimdi sıra müşteriye umut satmakta . Kalan birikiminizede arzuladığınız , hayalinizi kurduğunuz Dünya hayatını , ucuza yaşatacak fikirleri size ikna ederek satacak , al gülüm , ver gülüm. Vermeden almak sadece Allaha aittir diyecekler. Birde öbür dünyada rahat et , ucuza cennet satarak kasasını doldururlar. Hassan sabah vitrini janjanlı bir tüccardı. Müşterisi eli cebinde vitrinin önünden geçen ve bir an o vitrine kendini kaptıran müşterileri idi. Eğer içeri girersen sana Dünyada istediğin ne varsa ulaşabilme umudunu satacak , promosyon gibi yanında birde cennet satacaktı. İşte gülerek kaleden atlayan o gencecik insanlar , ucuza cennet alan müşterilerden başka kimse değildi. Bu mağazalar , süslü vitrinler , bu tüccarlar , bu ahlaksız ticarethanelerinemdevam ediyorlar mı sizce?
Okuduğunuz için sonsuz teşekkürler…