·376 syf.····Okunma: 21 Ekim 2025 08:02 Günaydın!
Ben yine #ismailgüzelsoy dan yine çok güzel bir roman okudum ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. Umarım kitap için sarf edeceğim sözcüklerim siz de bu kitaba karşı bir merak uyandırır. Kitabı anlatır diyemem. Çünkü bu kitabı anlatmaya yetecek kelimelerim yok benim. Ne yazsam eksik kalır kitap. Onun için sizin de okumanız lazım. Kitabı daha önce okumuş Okan dostlarım bana yazabilirsiniz. Birbirimizi ancak o zaman anlayabiliriz.
Ankatıcısın bir karga olduğunu söylesem kitabın. Üstelik karga vücudunda hayat bulmuş, neredeyse insan zekasına ve kelime dağarcığına sahip, duygusal zekası ve bilişsel becerileri olan bir karga tarafından.
Peki kitabın iki ayrı sonu olduğunu okuduğumda iki sona da inanıp inanmakta tereddüt yaşıyor olduğumu söylesem sizlere. Bir de üstüne üstlük yazarının "bu kitabı ben yazmadım" iddiası ile karşılaşmak kitabın sonunda. Gecenin bir yarısı bitirdiğim kitap, ben de varoluşsl sorgulamalar ile isyan arasında gidip gejrn dalgalanmalara sebep oldu. Allah 'ran uyku varsığındığımuz, kaçtığımız, iyileştiğimize kendimizi inandırdığımız.
KitKapta karga Beleş 'in anlatıcısı olduğu bir kayıt cihazının deşifresini okuyoruz öncelikle. Kayıt cihazının adı Yaren ve cihazda Perizad'ın da bir günlükvari iç döküşleri de var. Makus bir sonla bitiyor hikaye. Sonrasında ise yazarın uzunca bir açıklaması ile karşılaşıyoruz ve bu kısım benim gibi okuru allak bullak ediyor. Bu yetmiyormuş gibi yazar bir de demiş ki: "Ben okur olsam, kendini yazan bir hikaye okudum, diye karkardım bu sofradan."
Kitapta o kadar çok karakter var ki; her biri ayrı bir özenle anlatılmış. Kurgu içinde geçmişle gün arasında gidiş gelişler ile tanıtılmış okura. Asıl karakterlerimiz Perizat ile Kosta olmakla birlikte pek çok insanın yaşamına konuk oluyoruz. Farklılıkları ya da yaşadıkları ile toplumun dışına itilmiş, horlanmış, ötekileştirilmiş, görmezden gelinmiş insanlar. Kimi ihtiraslarının , kininin kurbanı olup zorba olmuş kimi ise iyi insan hatta mağdur.
Toplumsal pek çok acı gerçeğin yüzümüze vurulduğu, soğuk savaş yıllarına dair de göndermelerin olduğu, farkındalık yaratacak bir okuma deneyimi yaşatan bu kitabı okuyun lütfen
#reklamdeğiltavsiye