Sercan Öz’ün İntikam kitabı, adını hak eden bir derinlikte. Sıradan bir intikam hikâyesi beklerken, insanın iç dünyasına, bastırılmış öfkesine ve vicdanıyla verdiği savaşa tanık oluyorsunuz. Yazar, duyguları öyle net ve keskin bir dille anlatmış ki, karakterin her adımında o öfkeyi, pişmanlığı ve çaresizliği iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Hiçbir karakter tamamen iyi ya da kötü değil; herkesin kendi haklılığı var, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Kitap ilerledikçe, “intikam” kelimesinin bile anlamı değişiyor gözünüzde. Aslında en büyük savaşın başkalarıyla değil, insanın kendi içindeki karanlıkla olduğunu fark ediyorsunuz.
Sercan Öz, yine psikolojik çözümlemelerde ustalığını göstermiş. Son sayfada hem bir boşluk hem de bir aydınlanma kalıyor insanda.
Gerçek intikam, belki de affedemediğimiz kendimizden alınandır…