·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Ekim 2025 14:09 “Bir inanç, yalnızca korkuyla yaşatılıyorsa, o inanç, değil Tanrı’nın; tiranların ürünüdür.”
Bazı kitaplar sessiz değildir. Bazı kitaplar okurun kalbinde barikat kurar. Biz Çoğuz, Onlar Az tam olarak öyle bir kitap.
Ben Shelley’yi bu kitapla tanıdım.
Sayfa sayısı azdı ama her satırda bir çağrının, bir uyanışın sesi vardı: ‘Kalk!’ Bu sesi duyan herkes biraz Shelley oluyor; hayal eden, sorgulayan, zincir kıran yanımızla karşılaşıyoruz onda.
Shelley’e göre inanç, korkudan değil sezgiden doğmalı. Ancak sorgulanmışsa, gönüllü olarak seçilmişse anlam taşır. Kısacık ömrüne sığdırdığı fikirler, bir yaşamdan çok bir alev gibi parlıyor.
Bu kitabı bir çırpıda okudum ama kapağını kapattığımda içimde sessizlik değil, bir kıvılcım kaldı. Çünkü bu sadece bir kitap değil, bir duruş. Bir hatırlayış. Geçmişten geleceğe uzanan bir direniş hattı.
Şairler, dünyanın tanınmamış yasa koyucularıdır. Onlar görünmeyeni hisseder, olmayanı düşler, susanı konuştururlar. Ve bazı şiirler, patladığında duvarları değil, zihinleri yıkar.
Şiir devrimdir. Bir mısra bazen bir yumruktan daha sarsıcı olabilir. Çünkü kelimeler susturulamaz.
Shelley bize sadece şiir değil, bir direniş biçimi bıraktı. Belki de onun mirasına sıkı sıkıya sarılmak, bugünün sessizliğinde yankı yaratmanın en güzel yoludur.