Kitaptaki hikaye yaşadığım yerde geçtiği için ayrı bir özenle okudum. Her gün önünden geçtiğim yerleri satırlarda görmek bi garip hissettirdi sanki yabancı filmde Türkiye adını duymuş gibi.
Okurken farkında olmadan derin bir mekankoli içine girdim. Fırat, Hazan’ı ne kadar güzel seviyor derken, sevgi değil de takıntı bence bu diye yorum yaptığım yerler oldu ama sonra karakterin aşkına haksızlık ettiğimi anladım. En çok etkilendiğim bölüm de aşk sana benzer şarkısıyla okuduğum bölüm oldu. Yazar o an duyduğu heyecanı fazlasıyla hissettirdi. Hikayenin devamını beklerken yazarın yarım bıraktığı için özür dilemesi biraz sürpriz oldu açıkçası. Ama aynı anları tekrar yaşadığını yazınca yarım kalan hikayeden çok onun hislerinin ağırlığına saygı duydum. İnşallah bir gün devamını da okuruz. Kalemine sağlık #abdurrahimceylani