Tarlakuşu
8/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 11:25
TARLAKUŞU Yeterince hakkı verilmemiş bir kitap olduğunu düşünüyorum. Puanının bu kadar düşük olduğunu görünce okumakta çok tereddüt ettim; ama Macar edebiyatına olan güvenimle başladım — iyi ki de başlamışım. Bir insana bir kitapta ne gerekse, Tarlakuşu’nda hepsi var: Edebiyat desen var, tarihsel bir bakış açısı var, olay örgüsü sağlam, karakterlerin psikolojik derinliği mükemmel. Daha ne olsun? Ana karakterimiz şehirde yaşayan, dönemin şartlarına göre “evde kalmış” sayılan, annesi ve babasıyla yaşayan, çok da güzel sayılmayan bir kız. Kitapta açıkça “çirkin” olarak tanımlanıyor. Yaz tatili için taşraya gidiyor ve bu ayrılıkla birlikte evde kalan anne babanın hayatı yavaş yavaş değişiyor. 35 yıldır süren bir birlikteliğin ardından yalnız kalmak, onlara yeni bir nefes oluyor. Birlikte dışarıda yemek yiyor, tiyatroya gidiyor, yeni eşyalar alıyorlar. Bir anda gençleşiyor gibiler. Bu süreçte, aslında ne kadar çok şeyi özlediklerini fark ediyorlar. Peki onları bundan alıkoyan neydi? Bu değişimi kime, neye borçlular? Ve taşrada, ailesinden ayrı kalan Pacsirta (Tarlakuşu) neler yaşadı, neler hissetti? Onda da bir değişim oldu mu? Bu kadar psikolojik derinliği olan bir roman okumak gerçekten çok keyifliydi. Macar kasabalarının tarihine tanıklık ederken, sadece ana karakterlerin değil, yan karakterlerin de iç dünyalarına ve geçmişlerine inmek beni çok etkiledi. Tarlakuşu, gösterişsiz ama içten bir kitap. Sessiz ama derin bir şekilde konuşuyor. Okudukça fark ediyorsun: Kimi zaman en sıradan hayatlar bile, insan ruhunun en karanlık odalarını aydınlatabiliyor.
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025401 okunma
·
166 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yanılmam demiştim 😎