Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
210
Basım Tarihi:
Ocak 2025
İlk Yayın Tarihi:
1924
Yayınevi:
Telemak Kitap
Orijinal Adı:
Pacsirta
Orijinal Dil:
Macarca
Orijinal Ülke:
Macaristan
ISBN:
9786259537344
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tarlakuşu
8/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 11:25
TARLAKUŞU Yeterince hakkı verilmemiş bir kitap olduğunu düşünüyorum. Puanının bu kadar düşük olduğunu görünce okumakta çok tereddüt ettim; ama Macar edebiyatına olan güvenimle başladım — iyi ki de başlamışım. Bir insana bir kitapta ne gerekse, Tarlakuşu’nda hepsi var: Edebiyat desen var, tarihsel bir bakış açısı var, olay örgüsü sağlam, karakterlerin psikolojik derinliği mükemmel. Daha ne olsun? Ana karakterimiz şehirde yaşayan, dönemin şartlarına göre “evde kalmış” sayılan, annesi ve babasıyla yaşayan, çok da güzel sayılmayan bir kız. Kitapta açıkça “çirkin” olarak tanımlanıyor. Yaz tatili için taşraya gidiyor ve bu ayrılıkla birlikte evde kalan anne babanın hayatı yavaş yavaş değişiyor. 35 yıldır süren bir birlikteliğin ardından yalnız kalmak, onlara yeni bir nefes oluyor. Birlikte dışarıda yemek yiyor, tiyatroya gidiyor, yeni eşyalar alıyorlar. Bir anda gençleşiyor gibiler. Bu süreçte, aslında ne kadar çok şeyi özlediklerini fark ediyorlar. Peki onları bundan alıkoyan neydi? Bu değişimi kime, neye borçlular? Ve taşrada, ailesinden ayrı kalan Pacsirta (Tarlakuşu) neler yaşadı, neler hissetti? Onda da bir değişim oldu mu? Bu kadar psikolojik derinliği olan bir roman okumak gerçekten çok keyifliydi. Macar kasabalarının tarihine tanıklık ederken, sadece ana karakterlerin değil, yan karakterlerin de iç dünyalarına ve geçmişlerine inmek beni çok etkiledi. Tarlakuşu, gösterişsiz ama içten bir kitap. Sessiz ama derin bir şekilde konuşuyor. Okudukça fark ediyorsun: Kimi zaman en sıradan hayatlar bile, insan ruhunun en karanlık odalarını aydınlatabiliyor.
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 44. kitabı
Macar edebiyatından okumaya devam ediyorum. Yazar edebi anlamda damakta çok hoş bir tat bırakıyor. Tarlakuşu çirkinliğin sembolü olmasının çok ötesinde bir anlam içeriyor. Derinlikli bir bakış açısı var kitabın içinde. Henüz evlenememiş kızlarını bir haftalığına dayısının çiftliğine gönderen bir anne ve babanın hikayesini anlatan kitap çok katmanlı. Kendisini ailesi mi yoksa toplum mu çirkin olarak addediyor okurken en çok bunu düşünüyorsunuz. Aile içi ilişkiler, toplumsal bakış açısı, güzellik, estetik gibi konular kitabın merkezinde yer alıyor. Tarlakuşu için çokça üzülüyorsunuz okurken. Ailesinden ilk kez bu kadar çok uzak kalacak olması, her iki taraf için de farklı bir deneyim oluyor. Mesela anne ve babası uzun zamandır yapmadıkları şeyleri yapıyorlar. Restorana ve tiyatroya gidiyorlar. Sokakta görülmeleri bile ilgi çekici oluyor. Kızlarının ise ailesine yazdığı mektubu sanki bana yazılmış kadar heyecanla okudum. Bir anne ve babanın, çocukları için düşündükleri çok üzücüydü. Akıllara neden sorusu geliyor, neden öyle düşünüyorlar? Öyle düşünmelerinin nedeni toplumsal mı yoksa bireysel mi okurken bunu da sorguluyorsunuz. “Yola çıkan uzaklaşır, gözden kaybolur, yok olur, yoktur da. Ancak hayalimizde dalıp gittiğimiz bir hatıra kadar yaşar.”
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
Tarlakuşu
Puan vermedi·212 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 16:06
Vajkay ailesi. Anne, baba ve Pacsirta yani kızları yani Tarlakuşu. Macar kasabasında geçen hikâye. Uzun süredir toplumdan uzak yaşayan bir aile. 35 yaşında evde kalmış bekar Pacsirta, ailesi bu gözle bakıyor kızlarına. Tarlakuşu 1 haftalığına Bela dayısının yanına gider. Hem dinlenmek için hem değişiklik olsun diye. Tarlakuşu evden gittikten sonra annesi ve babası kendilerini boşluğuna düşmüş gibi hissederler. Kendilerine evde yemek bile yapmazlar. Lokantada yemeklerini yerler. Artık dışarıya dönüş başlamıştır annesi ve babası için. Annesi ve Babası Tiyatroya gider, Kiliseye gider, eski arkadaşları ile görüşürler, yerler içerler. Anne ve babası eski hayatlarına dönmüştür artık. Evde sadece uyumak için bulunurlar onun dışında hep dışarıdadırlar. Babası iyi bir Pokercidir. Annesi ise önceden Piyano çalardı. Yıllardır Piyanoya dokunmayan annesi bir akşam tozlu Piyanonun başına oturur ve başlar. Babası ilk defa gece 03.00 de geç saatte eve gelir. Ve o gece anne ve baba kızları hakkında "gerçek" düşüncelerini söylerler. Bu düşünceler nelerdir? Merak ediyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ediyorum :) 1 hafta sonra kızları geri dönmüş mü? Dönmemiş mi? Her şey eskisi gibi devam edecek mi? Olay örgüsü, betimlemeleri ve akışı sevdim.
Edebiyat
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
8/10
·212 syf.··
2025 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 05:40
Dezső Kosztolányi’nin Tarlakuşu (Pacsirta) kitabı, ilk bakışta basit gibi görünen ama derinliklerinde güçlü bir toplumsal ve bireysel eleştiri barındıran bir roman. Hikâye, küçük bir Macar kasabasında geçiyor ve merkezinde, ailesinin ona sevgiyle lakap taktığı "Tarlakuşu" adındaki bir genç kadının hikâyesi yer alıyor. Ancak bu sevgi, derinlerde sıkışmış toplumsal beklentiler, güzellik standartları ve aile içi dinamikler üzerinden sorgulanmaya başlıyor. Tarlakuşu, çirkin ve evde kalmış bir kadın olarak tasvir ediliyor, ancak bu çirkinlik algısının ne kadarının ailesi ve toplum tarafından yaratıldığını sorgulamak mümkün. Şimdi Tarlakuşu bir haftalığına dayısının yanına gidiyor, anne babası için sonsuz gibi gelen bir hafta. Ne yapacaklar? Empatim tavan olduğu için beni çok etkileyen bir roman oldu Tarlakuşu. Özellikle onun yokluğunda ebeveynlerinin yaşadığı "özgürlük" hissi, hem trajik hem de ironikti. Bu tradejinin içinde mizah ve hiciv var. Okurken yer yer gülümsedim de. Kosztolányi, sade ve etkili bir dille karakterlerin iç dünyalarındaki çatışmalarla okuyucuyu duygusal gerilimde tutuyor. Ben sevdim, ancak herkes sever mi bilemedim. Bir de "Ölmeden Önce Okunması Gereken #1001kitap" listesinde mi, ondan emin olamadım. Ben öyle biliyorum ama değilse de, listeye koymayanlar utansın!:)
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
8/10
·212 syf.··
2025 16. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 19:50
Roman, kızları Pacsirta’nın bir haftalığına şehir dışına gitmesiyle, anne ve babasının geçirdiği yedi günü anlatır. Pacsirta, kızlarının gerçek adı değil; “tarlakuşu” anlamına gelen bir lakaptır. Peki, neden bu lakapla anılır? Çünkü kızlarının, 35 yaşında hâlâ ailesiyle yaşamasına sebep olan bir “kusuru” vardır: çirkinlik. Öyle bir çirkinliktir ki bir yuva kuramaz; onu gören herkes içten içe “zavallı” der, hatta ailesi bile yüzüne uzun süre bakamaz. Böylece bu üç kişilik aile, dünyadan kopuk, içine kapanık bir yaşam kurar kendilerine. Evden çok nadir çıkar, hiçbir sosyal ortama karışmazlar; her zaman birlikte, sessiz bir kabulleniş içinde yaşarlar. Bu yüzden Pacsirta’nın evden gitmesi, anne-baba için çok büyük bir olaydır. İlk gün, büyük bir boşluğa düşerler. Ne yapacaklarını bilemezler; çünkü evdeki tüm düzen kızları tarafından yürütülmektedir. Yemeklerini bile o yapıyordur. Şimdi ise “o iğrenç lokanta”da yemek yemek zorundadırlar. Çekinerek giderler, ve orada olmaları çevrede şaşkınlık yaratır. Ancak yemekleri bayılarak yerler ve uzun zamandır görüşmedikleri arkadaşlarıyla yeniden kaynaşmaya başlarlar. Kızlarının gölgesinde geçen yıllar onları yaşlandırmış, hayattan koparmıştır. Ama şimdi, Pacsirta’nın yokluğunda yeniden hayata karışmış, adeta gençleşmiş ve güzelleşmişlerdir. Baba, eski arkadaşlarının arasına döndüğünde, sanki burada olmadığı yılları bir uykuda geçirmiş ve şimdi bıraktığı yerden devam ediyormuş gibi hisseder. Üzerini kaplayan o sert kabuk kalkmıştır. Tiyatroya giderler, gezmelere katılırlar, akşam yemeklerinde sohbet ederler. Böylece bir hafta geçer. Sonunda Pacsirta’nın dönme vakti gelir. Onun gelişiyle birlikte şehre adeta sonbahar iner. Her şey solar, kararır. Pacsirta yanında tel zindanda bir güvercin getirir; o da tıpkı kendisi gibi
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 22:48
Tarlakuşu yani Pacsirta, üç kişilik çekirdek ailenin evlenmemiş yaşı geçkin kızının bir haftalığına akrabalarının yanına gitmesi dönemini anlatıyor. Tek kusuru çirkinliği sayılan, ailesini seven, kalbi temiz ve çalışkan olan kahramanımızın yokluğunda aile daha rahat hareket etmeye başlar, tiyatrolara gidilir, daha önce beğenilmeyen lokantalardaki lezzetli yemeklerin hayalleri kurulmaya başlanır. Tabi günler geçip, kızları tekrar dönene kadar. Macar edebiyatından Magda Szabo, Sandor Marai, İmre Kertesz yanında benim için biraz daha sönük bir okuma sunsa da okumaktan memnun oldum. Beklentinizi düşük tutarak okuyabilirsiniz.
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
8/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Dezso Kősztolányi kaleminden Tarlakuşu kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 210 sayfalık bir kitap •Tarih Eylül 1899, Macaristan’ın küçük bir kasabasında yaşayan Vajkay ailesinin etrafında geçen bir hikayeye konuk oluyoruz. •Ailenin tek kızı Pacsirta (Tarlakuşu), fiziksel olarak güzel olmayan, içine kapanık, toplumca güzel bulunmayan ve evlenememiş bir kadındır. Anne ve babası hayatlarının büyük bölümünü kızları uğruna feda etmişlerdir. •Pacsirta, zor ve üzücü olsa da akrabalarını ziyaret etmek üzere bir haftalığına evden ayrılır. •Bu kısa ayrılık, anne ve baba için başta üzüntü verse de zamanla dışarı çıkıp eğlenmeye, yemek yemeye, tiyatroya gitmeye, dostlarıyla görüşmeye başlarlar. Anne ve baba bastırılmış özgürlüğün, arzuların, hayattan keyif almanın keşfine yeniden başlarlar. Bu geçici özgürlük için süre bir haftadır. •Pacsirta'nın dönüşüyle birlikte aile eski düzenine geri döner ama gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaklardır. •Dış görünüş, evlilik, aile içi ilişkiler, toplumsal güzellik algısı, ebeveynlik ve bireysel ve toplumsal normlar gibi temaları içeren, duygusal derinlik, ironik bir bakış açısı, psikolojik gerçekçilik ve gerçekçi betimlemeleri, akıcı ve sade bir dille okuru düşündüren ve duygulandıran Macar edebiyatı ile tanışma kitabımdır. Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 9. kitabı
Herkese merhaba bayılıyorum şöyle toplumsal norm zaten zullere acımadan geçiren kitaplara ... Benim yine yıllar öncesinden listeme alıp da milyon yıl sonra okuduğum bir kitap Tarla Kuşu Macar Edebiyatı deyince ilk akla gelen yazarlardan birinin kitabı. Farklı bir dünyaya kapı açtı bana. Tarla Kuşu ortalama sayılacak kadın güzelliğinden yoksun bir de evde kalmış bir kız buna ek olarak aşırı empatinin ağır bastığı bir aile de yaşıyor. Vajkay ailesinin annesi artık piyano çalmıyor babası çok sevdiği arkadaşları ile görüşmüyor kızları ise yuva yapmıyor. Bu aşırı bunalmışlıkta kızlarını dayısının yanına göndermeye karar veriyorlar. Üç kisilik bir mezar ikiye düşünce anne ve baba çok şaşırıyor Tarla Kuşu'nun yokluğu o bunalimdan bu karanlığa sürüklüyor onları. Zaten böyle bir yaşamda esir hepsi dönemin sosyal siyasi her türlü olayını irdelemek mümkün kitabın bu kısımlarında. Yine ailenin sözde kızlarının etrafında şekillendirdiklerine inandıkları hayatları ve evde kalmışlık konusu uzun uzun düşündürüyor insanı.... Sonraları yıllardır yapmadıkları ve adına fedakarlık diyerek aslında kızlarının omzuna nasıl bir yük bindirdiklerini bilmedikleri bir dizi sosyal aktivite içinde buluyorlar kendilerini. Bu yolculuk sonlandığında nolacak derseniz kitabı okumanız gerekir diyeyim..
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 00:00
Merhaba dostlar. Öncellikle hayırlı ramazanlar diliyorum herkese. Klasik tadında bir eser ile geldim. Dezső Kosztolányi'nin kaleme aldığı #tarlakuşu , Macar edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. #kosztolányi 'nin incelikli anlatımı ve karakter derinliğiyle öne çıkan bu roman, küçük bir Macar kasabasındaki sıradan insanların gündelik yaşamlarına büyülü bir dokunuş getiriyor. Hikaye, Tarlakuşu'nun bir haftalığına köye gitmesiyle başlıyor. Bu ayrılık, sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda duygusal ve ruhsal bir yolculuğun da başlangıcıdır. Ailesi, bu süre zarfında günlük rutinlerinden çıkıp unutulmuş zevklerini ve toplumsal etkileşimlerini yeniden keşfediyorlar. Anne ve baba, kendi iç dünyalarında geçmişe dair hatıralarını ve hayal kırıklıklarını yeniden gözden geçiriyor. Tarlakuşu'nun yokluğu, onların aslında ne kadar yalnız ve izole olduklarını fark etmelerini sağlıyor. İşlenen temalar dikkat çekmekte. -Anne-baba ile kızları arasındaki karmaşık duygusal bağlar ve beklentiler merkezde. -Küçük bir kasabanın katı toplumsal normları ve bu normların bireyler üzerindeki baskısı işlenmiş. -Bireysel ve toplumsal düzeyde yalnızlık ve izolasyon temaları öne çıkıyor. -Günlük rutinin tekdüzeliği ve bu rutinin dışına çıkmanın getirdiği değişim. -Karakterlerin kendi iç dünyaları ve içsel çatışmaları detaylı bir şekilde işlenmiş. Macar edebiyatının büyük ustalarından biri olan Kosztolányi, dilde yaptığı yeniliklerle ve karakterlerin derinlikli işlenmesiyle tanınıyormuş. "Tarlakuşu" romanında, insanların zamansız çekişmelerini, endişelerini ve hayal kırıklıklarını resmetmiş. #tarlakuşu hem komik hem de melankolik bir hava ile yazılmış ve okurlarına hayatın derinliklerine dalmayı teşvik eden, yazarın usta anlatımı, kitabı kaçırılmaması gereken bir eser haline
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 160. kitabı
Tarlakuşu Dezso Kősztolányi #macaredebiyatı nın #melankolik #klasikleri nden biri olan #tarlakuşu nu okudunuz mu? Ya da filmini izlediniz mi? Bana ilk kitabını okumak nasip oldu arkadaşlar. Bu eserde,hayatları kızlarının etrafında dönen,kızlarının dertleriyle dertlenen bir anne ve babanın ruh dünyasına konuk oluyoruz. Evlilik yaşı geçmiş olan kızları Pacsirta,dayısını ziyarete gitmesiyle Vajkay ailesi,kendilerini dışarı atar. Kızlarını cirkin buldukları icin o güne kadar insan içine karışmamış olmanın acısını bolca çıkarırlar. Hatta yaşlı baba,bir gece geçmişte ki gibi sapıtır ve alkol alır,kumar oynar.Şafak vakti eve döner.Akos un o halini gören karısı şok olur.Sarhoş adam sigara yakayım derken az daha evi bile yakacak olur. Ve o gece karı koca,kızlarına dair yüzleşme yaşarlar. Kocasının,itirafları karısını önce kızdırsada insanların kızlarını devamlı küçümsemeleri,ardından fısıldaşıp güldükleri gerçeği yüzüne bir tokat gibi vurur. Ama yine de kocasının kızına hakaret etmesine tahammül edemez. Kızları cirkin olduğu icjn isteyeni yok diye senelerce içlerine attıklarını o gece birbirlerine kusarlar. Hatta baba,”keske kambur ,topal ya da kör olsaydi da cirkin olmasaydı”der…. Pacsirta nın yokluğunda,şişman olsada ağır yemeklere tahammülü olmadığını midesi hassas olduğu için hep hafif Fransız yemekleri pişirdiğini tasarruf içinde yağı az kullandığını ufak servetleri sürekli azalsada asla çeyizine el uzatmadığını konuşur kari koca .. Bir hafta sonra geri dönen Pacsirta yanında bir güvercin ile döner. Benim yüreğime dokunan bu eserin en yakın zamanda filmini de izleyeceğim. Sizler hala Macar Edebiyatı ile tanışmadıysanız ilk #tarlakuşu ndan başlayın derim.Kalın sağlıcakla Telemak Kitap @gulayinkitaplari #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Telemak Kitap · 2025403 okunma

Yazar Hakkında

Dezso KősztolányiYazar · 2 kitap
Aynı zamanda Esperanto konuşan bir yazardı. Şiirden denemelere ve tiyatro oyunlarına kadar tüm edebi türlerde eserler verdi. Kendi özgün üslubunu oluştururken Fransız sembolizmi, empresyonizm, ekspresyonizm ve psikolojik gerçekçilikten yararlandı. Macar edebiyatında fütürizmin babası olarak kabul edilir.