Merhabaaa
Ben geldim ve sizlere kalemi ile yeni tanıştığım bir yazarın askeri kurgusu ile geldim kesinlikle kitaba başlarken sinirlerinize hakim olum çünkü gıcık olacağınız bir erkek karkterimiz var kızımız zaten yıllardır erkeklerin içinde eğitim alan bir kızdı ve buna bir bölümde karışmaz aşırı sinirilendirdi ama neyse kızımız ayarını verdi ve düzletti yoksa kitap boyunca kavga edebilirdik Kdkdlslsls kendimize hakim olmalıydım ama onun dışında kitap akıcıydı bir günde bitirdim diyebiliriz ve kısacası kitabın konusunu söyleyelim
Kuş uçmaz kervan geçmez dağlar evim, küçük bir tulum yatağım, üzerime zimmetli asker postallarım yastığım, gece ise yorganım olmuştu artık.
Annesi hain bir pusuda şehit düşen Firuze uzun zamandır içine kapanmış, kendisini tamamıyla mesleğine adamıştı. Sertliği ile herkese korku salan, her şeye rağmen dimdik duran bir kadındı Firuze. Hiç beklemediği bir anda sarsılmaz dediği hayatı onunla karşılaştıktan sonra bir anda değişmiş, olmaz dediği ne varsa olmuştu ve bir gün… Görev sırasında dağların, rüzgârın ve geceyi aydınlatan yıldızların eşliğinde evlenme teklifi aldığında o da biliyordu hayatının eskisi gibi olmayacağını...
Diyarbakır’ın asi çocuğu Mirhan, Hisar Karakolu’nda vatan ve bayrak sevdalısı bir astsubay olarak mesleğinde devam ediyordu. Hiç beklemediği bir anda karakoluna gelen ve denetleme heyetinde bulunan kadın onun tüm bu düzenini altüst etmiş, sürekli baktığı o dağların eteklerinde çiçeklerin de açtığını göstermişti..
“Sol yanımın en güzel misafirisin sen, Mirhan astsubay.”
“Sen de benim sol yanımın en güzel misafirisin, Firuze yüzbaşım.”