·356 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ekim 2025 23:23 Herkese günaydınn. Altı kitaplık serinin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Okumaktan fazlaca keyif aldığım bir seriydi diyebilirim. Kesinlikle aklımda yer edecek bir bağ elde ettim. Arkadaşlıkları, aile bağları her şeyiyle beni de içlerinden biri yaptılar. Gerçekten hiç ama hiç bitmesin istedim. Bir yan serisi bu yılın sonlarına doğru çıkacakmış merakla bekliyorumm.
Evet konumuz bütün seri boyunca düşmanlıklarını gördüğümüz Xavier ve Sierra'nın anlaşmalı evlilikleri. İkisi de inanılmaz başarılı bir iş insanı. Aynı kulvarlarda çalışıyorlar. Bütün seride adlarını ne zaman yan yana görsek aralarındaki çekimleri zaten hissedilen bir çiftti. Burada daha çok düşman olan Sierra ve bu olaydan keyif alan,eğlenen kişi Xavier. Birbirleriyle uğraşmaktan başkalarıyla ilgilenmeye vakitleri kalmıyor diyebiliriz. Ve günün birinde Sierra'nın yanında bir erkek görünce Xavier anında harekete geçme kararı alıyor.
Şimdi öncelikle Xavier'ın arada kalmış karakteri var. Kendisi; arkadaşları, kardeşleri ve Sierra'ya karşı inanılmaz korumacı. Ama tamamen karanlık bir yönü de var. Bu yönünü daha önce Dion'la görmüştük. Yazar karanlık romantizme girmemek için oraları kesinlikle işlememiş ama üstten okuyoruz. Sierra'nın bu yönünü görüp kendisinden kaçmasından korkuyor ama onunda bir zır deli olduğunu unutuyor. Bir noktaya kadar korkusuz,korumacı,kıskanç bir Xavier okuyoruz. Bir noktadan sonra tüm o özgüveni,korkusuzluğu kayboluyor. Bir kaç yorumda bu durum abzürt bulunmuş ama ben kendisine hak verdim. Yaşanan olay üzerine böyle oluyor ve bu olay onun için gerçek bir travma etkisi yaratıyor. Haliyle kendine olan inancı yerle bir oluyor. 'Kendi kız kardeşimi ve eşimi koruyamıyorsam ben neyim ki ?' kafasına giriyor diyebiliriz. Sierra'nın ne olursa olsun vazgeçmemesi hayranlık uyandırıcıydı. Ama çok doğru bir noktada vazgeçti diyebilirim. Sonrasında Xavier'ın toparlama süreci çok güzeldi ama ne gerek vardı böyle bir şeye? Xavier, Sierra'yla didişmeye, düşman adı altında ilgisini çekmeye o kadar alışmış ve kendisini hiçbir zaman sahibi olamayacağına inandırmış ve bir anda kendisine sahip olunca ne yapacağını şaşırdı. Çok büyük bir kaybetme korkusu yaşadı ve kaybetti de. Oysa Sierra zaten ona aitti. Onu koşulsuz seviyordu. Olduğu gibi kabul etmişti bile. Ama Xavier kendini o kadar aksine inandırmış ki Sierra'nın onu sevebilme ihtimali olduğunu hiç düşünmüyordu. Bu noktada bu özgüvensizlikler evet gereksizdi. Sierra, Xavier'ın aksine bu duruma çok daha kolay adapte oldu. Kendisi zaten ona aşıktı sadece bunu kabul etmiyordu. Sadakatine ayrıca hayran kaldım. Bir ara sırf Xavier'a inat olsun,onu harekete geçirmek için, delirtmek için olsun diye diğer çocukla yemeğe falan çıkacak sandım ama asla yapmadı. Diğerlerinin aksine ikilinin hiç üçüncü şahsı olmadı. Sierra'nınki pek sayılmaz... İkiliyi sevdim. Baharatlı sahneleri de güzeldi. Birbirleriyle olan bağları güzeldi. Xavier'ın Sierra'ya olan bağı mı desem takıntısı mı desem çok başka bir seviye. Kendini zaten yıllardır aileye kabul ettirmiş. Babaannelerinin rızasını alacak her şeyi zaten çoktan yapmış geriye sadece Sierra ile nikah kalmıştı :D
Bu seride bunlar gerçekten çok yerinde ve dozunda kullanılmıştı. Dram,kaos,aşk,tutku her şey dozundaydı. Aile bağları, birbirlerine olan sadakatleri her şeyiyle çok güzeldi. Neneleri beni ara ara beni sinir etse de kendisinin tek gayesi aslında torunlarının mutluluğuydu. Sierra'yla daha özel bağları olduğunu hep biliyordum. Bu noktada onları okumak kalbimi yumuşattı. Bu serinin henüz iki kitabı çevrilmiş. Ben sabırsız bir insan olduğum için bekleyemedim. İlk okuyanlardan olduğum içinde kesinlikle mutluyum. Okumakta tereddüt eden varsa etmesin. Bu evrenden ayrılıp farklı bir evrene adapte olmak zor olacak buna kendi hayatımda dahil... :D
Daha fazla uzatmıyorum. Yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim. ÇokçaKalpp>>>>>>