Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 23 Ekim 2025 13:25 Varoluşçuluk kişinin yaşama amacı olmamasından kaynaklı doğan anlamsızlık hissi ve bunu anlamlandırma çabası.
Roquentin, 18.yy de yaşamış Rollebon ile ilgili bir tarih kitabı yazıyor. Bu kitabı kendi için bir varoluş amacı olarak görüyor. Kendi yaşamının anlamsızlığını bu kitaba yüklüyor. Bu sebepten kitabı yazmayı bırakınca içinden büyük bir boşluk oluyor. Varoluşun anlamsızlığı hissediyor. Bir nesneyle temas edince oluyor bu. Bir taş, koltuk, çatal, kapı kolu diye gidiyor. Çünkü bunların hepsi var elinin alında hissediyor. Orada bulunduğunu biliyor. Bu salt varlık onda bulantı hissi yaşatıyor. Ama kendisinin bir amacı yok. Kendisi de var oluyor ama var olmasa hiçbir eksiklik olmayacağını düşündüğünden varoluşla ilgili acılar çekiyor.
Kitabın bir bölümünde bir sineği öldürüp otodidakta onu varoluşun yükünden kurtardım diyor.
Özgürlük bir amacın olmayınca korkutucu ve ölüme benziyor.
Bitirdiğime sevindim.