·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Eylül 2025 22:27 ; 6/10
kitabı ilk çıktığı zaman heyecanla alıp sırf tadına vara vara okumak için kitaplığında tutan biri olarak bu puanı kitaba vermekten ne kadar üzüntü duyduğumu bilemezsiniz. ki bu puanın bile fazla olduğunu düşünüyorum...
şimdi bu türü ilk defa okuyorum bir noktada acaba türümü sevmedim diye düşündüm ama hayır, tür beni gerçekten çok cezbetti bu şekilde gotik, paranormal kitaplar okumayı çok isterim. benim derdim yazarla. benim ortak kitaplar okuduğum çoğunluğun bu yaza ölüp bittiğini görünce bende kitaplarını çok seveceğimi düşünüp çevirili tüm kitaplarını almıştım ama yok bu kitaptan sonra benim yazarla olan bütün münasebetim bitmiştir. sadece dark verse serisine gelecek çok çeviri kitabı okurum bir da arkana bu kitapla ilgili illa okunması gereken bir kitapsa okurum ve bu yazarın defteri bende kapanır. kadının hikayeyi anlatmakla ilgili büyük bir sıkıntısı var, kalem sıkıntısı var bazen okuduğum satırı anlamak için üç kere falan okuyorum. ve muhteşem gidebilecek bir kurgu oluşturup çok kötü bitirmek gibi bir problemi var.
örneğin gothikana gerçekten genişlemesine bakınca güzel bir kurguydu sıkıntıları olan bir kız şatodan yapılma dağın tepesindeki bir okula başlıyor, başına değişik olaylar geliyor ve bu sırada profesörüyle yakınlaşıyor falan filan ama biz neden üç yüz elli sayfa bunları okuduktan sonra pat diye son elli sayfa kızın başına olaylar gelmesini, bu olayların aslında oğlan yüzünden kızın başına geldiğini, oğlanın neden böyle bir şeye neden olduğunu, sonra kızın iyileşme sürecini ve adamın onun için her şeyini bırakmasını sonunda da evlenip evliklerinin beş yıl sonrasından bir kesiti okuduk ki? yani madem kurgu planlamasında bu vardı neden kitabın içinde de bir elli sayfa adamın piyano çalmasını ya da ne bileyim bir elli sayfa kızın orman yürüyüşlerini falan okuduk? bunları bir kere okusaydık da kızın iyileşme sürecini okusaydın genişlemesine, nasıl evlenme kararı aldıklarını okusaydık, adamın her şeyinden vazgeçtikten sonraki hayatının değişimlerini ve duygularını okusaydık.
üzgünüm ama nefret ettim. bir heyecanla kapağını açıp başladığım kitabın şu şekil bir hüsranla bitmesinden nefret ettim. kız normal değil asla ama neden normal değil öğrenemiyorsunuz. kafasının içinde sesler duyuyor neden duyuyor bunları diye soruyor insan haliyle, kitabın sonunda cevabı duyuyor işte. hadi buna tamam. bu sesler ona bir şey yaptı mı, kalıcı mı, gidici mi, ne olacak diye soruyorsun. cevap işte gitti ama neden geldi gitti belli değil. tamam kızın annesi babası hasta ama kesinlikle bu nedenle de olmuyor bunlar ama bu genetiğinde bir katkısı var falanlar filanlar.
yazarda emin değil ha ne yazdığından. ölümler oluyor neden olduğu beş sayfada açıklandı. katil kitabın başından beri asla konu alınmayan biri çıktı, yani sen o kişiye biraz böyle şüpheli sayfalar ver de bizde tahmin edelim konudan uzaklaşmayalım değil mi? örnek veriyorum katil a kişisi biz onu kitabın başında a kişisi ile tanıştım şeklinde bir kere görüyoruz sonra sadece aralarda şunu yedim, buraya gittim onunla, onu ağlarken gördüm tarzı cümleler kuruluyor ama kitabın sonunda katil çıkıyor. bilmiyorum bana saçma geldi. yavan geldi. sarmasını çok bekleyerek heyecanla okudum ama fıs diye söndüm kaldım.
şundan sonra güzel bir kitap okuyup kafa toplamam lazım. önerir miyim? yok önermem yani ne okuyacaksınız ki size konu şu bile diyemiyorum. yazarı zaten artık önermem. artık bu yazarın bu kadar abartılmasını da asla anlamayacağım.