Puan vermedi·80 syf.····Okunma: 22 Ekim 2025 17:30 Arthur schopenhauer’ın okuduğum ikinci kitabı yazarı “Mutlu olma sanatı” adlı kitabıyla tanıdım ve gerçekten okuduğum en iyi kitaplar arasına koyduğum özel bir kitap benim için. Tam bir yol gösterici tam bir başucu kitabı yani şiddetle okunmasını tavsiye ederim asıl kitaba gelecek olursam:Aşkın metafiziği kitabını okumadan önce Schopenhauer‘ın hayat felsefesini bilmeniz gerek aksi takdirde okuyucu Aşka dair övgülerle karşılaşacağını sanıp hayal kırıklığına uğrayacaktır.
Kitabın ilk bölümü yazarın felsefesinden bahseder kısaca anlatmak gerekirse:
Schopenhauer‘a göre Dünya tasarımdır ve Dünya istençdir. Evrenin özünde akıl değil irade vardır. Bu irade bilinçsiz,kör,sonsuz bir isteme gücüdür.
İnsan dahil tüm canlılar bu kör iradenin tezahürüdür, yani hepimiz istemek,arzularımızı doyurmak zorundayız ama bu isteme hiçbir zaman tam olarak doymaz doyduğu anda yeni arzular başlar ve sonuç sürekli bir tatminsizlik,huzursuzluk ve acı.(Yazar bunu bu içtepiyi kitapta aşkla şu şekil bağdaştırmıştır:Erkeğin aşkı dolgunluğuna erdiği andan sonra gözle görülecek biçimde azalır, önüne çıkan her kadın elde ettiği kadından daha çekici gelir ona. Çeşitliliği arzulamaya başlar. Yazarın bu cümlesinde arzu, arzuyu elde ettikten sonraki doygunluk, doygunluktan sonra gelen yeni arzu isteği ve böylece sürüp giden bir sirkülasyon, sürekli bir tatminsizliklik)
Arthur’a göre Aşk:
“Gerçekte en incelmiş ve yücelmiş Aşk bile kaynağını yalnız ve yalnız cinsel içtepide bulur”
 “Bütün aşk serüvenlerinin tek amacı: İçinden sayısız kuşağın çıkacağı gelecek kuşağın kuruluşudur “
Yazara göre Aşk: doğanın insan üzerindeki oyunudur…
yani biz aşkı “romantik” ”duygusal” “kişisel” bir seçim gibi yaşarız ama aslında bu bizim seçimimiz değildir, Aşkın arkasında doğanın (iradenin)amacı vardır: Türün devamı.
İnsanlar farkında olmadan doğanın üreme içgüdüsünün hizmetkarıdır…
Biz birini aşık olduğumuz için seçmeyiz; doğa en iyi genetik uyumu sağlayacak eşi seçmemiz için bizi o kişiye çeker, yani aşk: Türün kârı için bireyin kandırılmasıdır.
Aşkın asıl amacı bireyin mutluluğu değil, doğacak çocuğun nitelikleridir. Aşık olduğumuz kişi de bizi çeken şeyler(fiziksel görünüm,ses tonu,tavır,karakter, hatta zıtlıklar…) aslında doğacak çocuğun yapısal dengesini tamamlamak içindir.
Zayıf birinin Güçlüye
Sakin birinin Tutkuluya
Açık tenlinin Esmere
Uysal‘ın Baskına çekilmesi…hepsi doğanın denge kurma planının parçalarıdır.
Bu yüzden Aşk kişisel bir duygu değil türsel bir stratejidir…
Yani Aşk bir yanılsamadır çünki Doğa, kendi öz amacına(üreme) ulaşmak için böyle bir hile kullanmak zorundadır…
Kitabın son bölümü olan schopenhauer’dan seçmeler ise Hayatla ilgili harika tespitlerle dolu bir kısım.
İyi okumalar dilerim…