Merhaba kitap dostlarım
Bazı yazarlar vardır ya,ne yazarsa yazsın kaleminin büyüsüne kapılırsınız işte benim için o isimlerden birisi sevgili payelll ...Bir kitabın size dokunması,sizi hikâyenin bir parçası yapması gerçekten çok özel bir his ve payelll bunu her defasında öylesine doğal ve güçlü bir şekilde başarıyor ki etkilenmemek elde değil.Bazen bir hikâye çıkar karşınıza sadece kurgusuyla değil hissettirdikleriyle de kalbinize dokunur.İşte Ruken ve Oğuzhan’ın hikâyesi tam olarak öyle bir hikâyeydi benim için.
Ruken, zekâsı ve cesaretiyle ön plana çıkan bir kadın…Oğuzhan ise sessiz ama derin bir karakter; içinde fırtınalar kopsa da yüzüne vuran sadece bir dinginlik.İkisini aynı görevde bir araya getiren kader aslında onları kendi duygularıyla da yüzleştiriyor.İki ay boyunca bir üs evinde,devletin gizli bir projesinde çalışırken aralarında filizlenen o duygu… hem imkânsızlığın hem de bağlılığın en güzel örneğiydi.Onların hikâyesini okurken bazen gururlandım,bazen de içim burkuldu.Çünkü aşk, bazen bir sığınağın içinde filizlenir ama dışarı çıktığında rüzgâr onu savurabilir…Yazarın dili öylesine akıcı,öylesine sahici ki; satır aralarında sadece bir aşkı değil o aşkın ağırlığını,sessizliğini ve tutkusunu da hissettiriyor.
“Kalp dediğin çıkmaz bir sokak…” sözü ise beni derinden etkiledi.Çünkü bazen gerçekten öyle olur; o sokaktan çıkmak istemezsin,duvara çarpsan da kalbin hep oradadır.Ruken ve Oğuzhan’ın hikâyesi sadece bir görev değil,bir kalbin diğerine emanet edilişinin hikâyesi...
Her duygusuyla,her cümlesiyle içime işleyen bir kitaptı benim için.Aşkın en sade ama en çarpıcı hâlini okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.Bu kitap bana bir kez daha hatırlattı ki; bazı hikâyeler sadece okunmaz yaşanır.Ve bu hikâye yaşanacak kadar güçlü,unutulmayacak kadar derindi.
.
.@payelll_
.PAROLA YAYINLARI