Yıllar öncesinde alınmış, rafta bekleyen bu kitabı aslında sırf okumak için okuduğumu belirtmek istiyorum. Kolay okunan bir kitap lakin kitapta mantık hataları beni biraz kitaptan kopardı. Basit dizilimli bir kitap olmuş. Olaylar diziliminde; olay akışını ve sonunu tahmin etmek zor olmadı! Yine de okumaya başlayanlar için güzel bir başlangıç olabilir, en azından birikim adına…
Canan Tan , bu romanında Deniz ve Nehir’in birbirine dokunan ama aynı zamanda acıyla örülü yaşamlarını anlatır.
Deniz, karizmatik ama iç dünyasında fırtınalar kopan bir adamdır;
Nehir ise hem güçlü hem de duygularının esiri olan bir kadındır.
Birbirlerine “kader gibi” bağlanırlar, fakat hayatın gerçekleri onları hep bir uçurumun kenarında tutar.
Roman, aşkın yalnızca tutku olmadığını; vicdan, sorumluluk ve zamanla da sınandığını gösterir.
Deniz ve Nehir’in ilişkisi, bazen bir sığınak, bazen bir yara olur.
Aralarındaki sevgi ne kadar derinse, ayrılıkları da o kadar yakıcıdır.
Yıllar geçer, insanlar değişir; ama yürek, geçmişin izini taşımaktan hiç vazgeçmez.
Canan Tan , bu hikâyeyle şunu fısıldar:
Yıllar geçse de kalplerindeki iz silinmez; çünkü aşk ölse bile, yürekler en son ölür.
Keyifli okumalar dilerim..
Size de iyi bir kafa dinlemesi diliyorum. Aramızda kalsın:) Ben de inzivaya çekilmiş şiirlerle rahatlamaya çabalıyorum. Keyifli zamanlarınız olsun Efendim.
Kaleminize sağlık güzel incelemenizi keyifle okudum. Canan Tan hanımefendinin tüm kitaplarını okumuş biri olarak söyleyebileceğim, kitapları arasında bağlantılar vardır ve ben bu tarz kitaplara bayılıyorum.
Teşekkür ederim :)
Bağlantı olduğunu biliyordum, pek takip ettiğim bir yazar değil aslında..
O kadar yoğun okuma sonrasında üslubu zihnimi dinlendirdiğini söylemek isterim..
Keyifli Okumalar dilerim..