Puan vermedi·144 syf.····Okunma: 24 Ekim 2025 17:19 Bir kitap iki hikaye; bir tarafta efendiler diğer tarafta onların hayallerinin gerçekleşmesinde yardımcı roller üstlenen uşakları, köleleri...
Peki bu efendilerin hayalleri ne kadar hayatın içinden ya da uşaklar onların hayallerinin ne kadar içinde?
İnsanlara yaptığı iyilikler, yardımlar üzerinden toplumsal statüsünü -kolay yoldan- inşa etmenin derdine düşmüş sonrasında bu tercihinin bir pişmanlığa sebep olduğu biri olmak mı, yoksa hayattaki bütün derdi mal varlığını artırmak olan hatta bunun için yanında çalışan insanı yarı fiyatına çalıştırıp bu durumu da kendi içinde "O zaten hep yanımda ,ne ihtiyacı olsa karşılıyorum" gibi bir düşünceyle çalışanının hakkı olanı vermek yerine vicdanını rahatlatmayı tercih eden bir tüccar mı olmak bir efendiye daha uygun bir yaşam tarzıdır? Her açıdan tartışılabilir.
İnsan; her koşulda, durumda refah ve statüsü yüksek bir yaşam ister, tercih eder zannediyorum ama bunu çevresindeki insanların refah ve mutluluğunu suistimal ederek, bir araç olarak kullanarak yapması "etik" dediğimiz çerçevenin hangi tarafına yerleştirilebilir ki?
Bu kitabında; kendi menfaatini bir vicdan terazisi olarak kullanan, kendi yaşam felsefesinin ve tarzının dışındakilerin doğruluğunu yahut normalliğini sindiremeyen, çevresindeki sosyoekonomik durumu düşük insanlara üst perdeden bakmayı kültürleştiren tabakanın insanlığının tartışılmasının yolunu açtığı için Tolstoy'a teşekkür ederiz.
Olaylar açısından sadelikten ve belki de biraz monotonluktan yana bir tercihin kullanıldığı, verilmek istenen mesaj/lar açısından ise bireysel kaygılar temelinde sosyal durumların işlendiği klasiklerden bir tanesi.
Teşekkürler Tolstoy.