Bu kitap, modern dünyanın sessiz isyanını en sade haliyle anlatıyor. Hikâye, bir avukatın yanında çalışan yazman Bartleby’nin giderek hiçbir şeyi “yapmamayı tercih etmesi” üzerine kurulu. Bartleby’nin ünlü sözü “I would prefer not to” (“Yapmamayı tercih ederim”) sadece bir cümle değil, varoluşsal bir reddin sembolü. Bu söz, toplumun beklentilerine, mekanikleşmiş işe ve anlamsız rutinlere karşı pasif bir direnişi temsil ediyor. Bartleby, hiçbir şeye karşı açık bir isyan başlatmaz ama her şeyi reddederek sistemin dışında kalır. Sessizliğiyle aslında en yüksek sesle “hayır” der.
Aynı zamada hepimizin bildiği ünlü eser Moby-Dick'in de yazarı olan Melville, bu karakter aracılığıyla insanın modern toplumda yalnızlaşmasını, anlam arayışını ve içsel tükenişini derin bir sembolizmle anlatıyor. Moby-Dick’te denizin sonsuzluğunda aradığı anlamı, Bartleby’de sessiz bir ofisin duvarları arasında sorguluyor. Kısacık ama bitiminde uzun süre akılda kalan, derin bir öykü.
Ve kitap bittiğinde, sadece Bartleby’ye değil, bütün insanlığa içimizden şu söz dökülüyor:
“Ah Bartleby! Ah humanity!”