Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 08 Ekim 2025 16:58 Distopik bir bilimkurgu olarak nitelendirilen Duvar'ın çevirisini yapan Ersel Kayaoğlu'na göre; 80'lerde hız kazanan kadın hareketine bağlı olarak "kadın edebiyatı" kavramının gündeme gelmesi, 1977'de ABD'nin elinde nötron bombası bulunduğunu açıklaması ve nükleer silahlanma tartışmalarıyla birlikte barış hareketi ve çevre kirliliğine gösterilen duyarlılığın artması gibi faktörler 1920 doğumlu, Avusturyalı yazar Marlen Haushofer'in yeniden keşfedilmesine etki etmiştir.
Romanı feminist edebiyat yaklaşımıyla ele alan Anke Nolte'ye göre, birden ortaya çıkan bu duvar kadının erkek egemen toplumdan dışlanmasının metaforudur. Kayaoğlu'na göre ise, romanda erkek egemen düzene açık bir eleştiri yöneltilmediği ve bir karşı kadın dünyası oluşturulmadığı için feminist bir metinden söz etmenin önünde engeller vardır; ancak narsistik olmayan sevginin romanda önemli bir yer kapladığı dikkate alındığında romanı “kadın metni" olarak tanımlamaya olanak sağlayan bazı unsurların olduğu görülmektedir. Kayaoğlu, 1963 tarihli Duvar'ın modern bir Robinson öyküsü olarak okunamayacağını da ekler ("Tamamen sıradan bir hikâye" - Marlen Haushofer ve Sıradışı Romanı Die Wand).
Romanda adı verilmeyen ben-anlatıcı rolündeki kadın, kuzeni Luise ve kuzeninin kocası Hugo'nun daveti üzerine onların av köşküne gider. Çift, bir şeyler içmek için yakınlardaki bir köye iner. Kadın onları beklerken uyuyakalır ve ertesi sabah
uyandığında Luise ve Hugo'nun hâlâ dönmediğini görür. Onları aramak üzere yola düşen kadın, ötesine geçemediği bir engele çarpar. Kadın bu engelin şeffaf bir duvar olduğunu ve duvarın diğer tarafında canlıların donup kaldığını fark ederek geri döner. Kadının yanında sadece bir köpek, inek ve kedi vardır ve simbiyotik yaşamın birer parçası olarak hayata tutunmaya çalışırlar. İki buçuk yıla yayılan bu süreci ise kadının yazdığı raporlardan okuruz.
Romandan uyarlanan ve yönetmenliğini Julian Roman Pölsler'in yaptığı film ise 2012'de gösterime girmiş.
"Ama zaman yalnızca benim kafamın içinde var oluyorsa ve ben son insansam, benim ölümümle birlikte o da sona erecek. Bu düşünce beni neşelendiriyor. Zamanı öldürmek belki benim elimdedir."
#duvar #marlenhaushofer