·528 syf.····Okunma: 22 Ekim 2025 22:35 "Geçmişi silip atmıştı ama yine de izleri vardı. Hem neyi silirsen sil, izi hep kalmaz mıydı? Onda da kalmıştı. Hem de en derin şekilde."
İki asker çocuğu... İki en yakın arkadaşın hikayesi. Gökçen ve Murathan askeri lojmanda kalan, aileleri çok yakın olduğu için sürekli beraber oynayan iki çocuktu. Gelecek hayalleri kurarken birbirlerine hep en güzel köşeyi ayırırlardı fakat bilmezlerdi o zamanlar babalarının ölüm haberlerinin onları birbirlerinden çok uzaklara savuracağını. Yıllar sonra Silopi'de karşılaştıklarında Pamuk ve Kepçük olmaktan bir adım öteye geçememiş, hâlâ en derinlerde sakladıkları anılarla tekrar karşı karşıya gelmişlerdi.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki çoookk sürükleyici bir kurguydu, boş olduğum zamanı beklerdim koşup kitabıma sarılmak için. İlk başlarda yazarın çok fazla sosyal medya terimi kullanması ve Gökçen'in ağzı bozuk bir karakter oluşu beni rahatsız etti ama ilerleyen sayfalarda düzeldi bu durum. Askeri kurgu kesinlikle değildi; Murathan göreve gidip geliyordu ama çok az sahne okuyorduk bunlar hakkında. Biz daha çok Gökçen'i ve doktor hayatını okuyoruz.
Kitap gerçekten enteresan bir konuya sahip değil, aslında bende bu sebepten dolayı sevdim. Tamamen hayatın içinden ve yaşanabilecek sahneler vardı bu yüzden kurgu okuyormuş gibi hissetmeyip benimsedim. Mesela 100 sayfa sonra birbirlerine aşık olmuyorlardı, yavaş yavaş ve hissettirerek oluyordu her şey. Duyguları geçirebildi bana ki son zamanlarda en zorlandığım konulardan biri buydu; kurgunun içine dahil olamamak. Ama burada onlarla beraber üzülüp onlarla güldüm. Tim'de herkes çok komik ve hepsini okumak bana keyif verdi. Sadece Murathan ve Gökçen'i değil, yeri geliyor yan karakterleri de ilahi bakış açısıyla okuyoruz ki en sevdiğim şeylerden biri bu oldu. Kimse geri planda kalmamıştı, aksine kurguya derinlik kattığını düşünüyorum.
Ve Murathan... Senin için paragraflar döşerim be adam. O kadar güzel seviyor ki, duyguyu bana öyle bir geçirdi ki bende sana aşık oldum. Kitap boyunca yaptığı tek bir yanlış hareket yoktu, erkekler hakkında beklentimi yükseltti resmen. Benim de senin gibi bir çocukluk arkadaşım olsa bende aşık olurdum o yüzden Gökçen'i çok iyi anlayabiliyorum. Tabii ki bu kitapta en çok onu sevdim.
Benim için 10/10 luk bir kitap olacakken son sayfa sebebiyle bir puan kırdım. Yine de çok keyifli bir okumaydı