·517 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ekim 2025 22:24 Çok büyük bir eser. Benim en büyük hayalim yazar olmak olduğu için Martin Eden'la çok iyi empati kurdum ama sonrasında eser hakkında okurların düşüncelerine baktığımda, sadece yazar olmak isteyen benim değil, herkesin Martin karakterini çok sevdiğini ve onunla empati kurduğunu gördüm. Bu da Jack London'un ne kadar başarılı bir yazar olduğunu gösterir bence. Zaten eser yarı otobiyografik bir roman ve London'un hayatından birçok öge var. Daha önce yazarın Beyaz Diş kitabını da okumuştum, o zamanlar evrim teorisini daha yeni öğrenmiştim. Beyaz diş'in insanlarla birlikte yaşamaya başladığı zaman vahşi içgüdülerini bastırarak yavaş yavaş evcilleşmesi beni çok etkilemişti. Yapay seçilimi o zaman tam olarak anladım. Martin eden da okuduğun ikinci kitabı ama kesinlikle son olmayacağını söyleyebilirim. Martin eden işçi sınıfına mensup denizci bir gençtir, bir sokak çetesi reisidir. Bir gün ruth'un abisi Arthur'u dayaktan kurtarınca oldukça varlıklı bir aile olan morseların evine akşam yemeğine davet edilir ve hayatı orada ruth'a aşık olması ile değişir. Daha doğrusu kendini değiştirmeye, geliştirmeye karar verir. İlk önce kütüphaneye gider doğru düzgün İngilizce konuşmayı öğrenir, diksiyonunu düzeltir ve bol bol kitap okumaya başlar, sonrasında ise zengin olabilmek için başarılı bir yazar olmaya karar verir,olabilecek mi?
Gerisini okuyup siz görün:) henüz okumaya karar vermediyseniz şunu söyleyeyim; mutlaka okuyun" emin olun bu eser sizi çok etkileyecek, hayatınızı değiştirecek" gibi büyük laflar da etmek istemiyorum, çünkü herkesin kitaptan alacağı tad veya ders başka olur. Siz yine de okuyun:)
Birkaç alıntı yazıyorum aşağıya;
-paranızı toplumun efendilerinden kazanıyorsunuz; bir adamın karnını kim doyuruyorsa onun efendisi odur. Sayfa:297
-hala eşitliğe inanıyorsunuz, ama büyük şirketlerin işini yapıyorsunuz ve o şirketler günden güne eşitliğin kuyusunu kızıyor... Cumhuriyetçiler eşitliğin düşma Cumhuriyetçiler eşitliğin düşmanıdır ama içlerinden çoğu eşitliğe karşı savaşırken ağızlarından eşitlik lafını düşürmezler. Eşitlik adına eşitliği yok ederler. Sayfa: 298