“Bekle Beni” kitabını okumadan önce birçok yorum okumuştum. Çoğu kişi Livaneli’nin tarzının dışında bir eser olduğunu söylemişti ama ben okudukça tam tersini hissettim. Bana göre bu roman, Livaneli’nin kaleminin özünü taşıyan, derin ve düşündürücü bir hikâyeydi.
Selim’in iç dünyasını anlatışı, diktatörlüğe karşı verdiği sessiz ama güçlü direnişi beni çok etkiledi. Kitapta geçen Sartre’ın o meşhur sözü — “Başkaları cehennemdir” — hikâyeye mükemmel şekilde oturmuş. Çünkü roman boyunca insanın hem kendisiyle hem de çevresiyle yaşadığı çatışmayı, başkalarının bakışında boğulma hissini çok iyi anlatıyor.
Livaneli’nin “Bu romanda benim hayatımdan izler var ama bir özyaşamöyküsü değil,” demesi ise eseri daha da anlamlı kılıyor. Gerçekten de hem kolay okunuyor hem de insana kendi iç sesini dinleten bir kitap.
Benim için sade ama derin bir roman oldu. Okurken hem düşündüm hem duygulandım. Kısacası: sayfaları kapattığımda sessizce içimde yankılanan bir Livaneli kitabıydı.
Keyifli okumalar Zülfü LivaneliBekle Beni