8/10
·578 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 19:47
Hakkı Süha Gezgin (1895-1963) 1920 yılından itibaren Vakit isimli gazetede yazılar yazdı. Yazılarında Seyyah ve Gezgin olarak isimlendirildi ve muhtemelen bu vasfı sebebiyle de soyadı kanunu çıktıktan sonra Gezgin soyadını almıştır. Kendisinin 1939-1941 yılları arasında Yeni Mecmua dergisinde yayımlanan "Edebi Portreler" başlıklı biyografik yazıları ise Beşir Ayvazoğlu tarafından kitap haline getirilmiştir. Ayrıca Karamazof Kardeşler ve Suç ve Ceza gibi bazı eserlere ait tercümeleri de bulunmaktadır. Okumuş olduğum İşgal Günlerinde İstanbul isimli kitapta ise kendisinin 23 Mayıs 1920 ila 16 Temmuz 1923 tarihleri arasında yine Vakit gazetesinde "Hakkı Süha" ve "Seyyah" imzalarıyla yayımladığı 137 adet yazısı bulunmaktadır. Bu yazıların üst başlığı ise "İstanbul Hayatı" dır. Yalnız son yazılardan 7 tanesi ise Ankara üzerinedir. Bu yazıların ekseriyeti İstanbul'un işgal günlerinde yazıldığı için yayınevi bu ismi vermeyi tercih etmiş. Yazılar; o yılların İstanbul'unda bir gazeteci olarak bir çok ortama giren ve müşahede eden "Seyyah" ın yani Hakkı Süha'nın tespitlerinden oluşuyor. O günlere dair içtimaî ve insanî bakımdan oldukça güzel bilgiler sunuyor. Meselâ bugünler ile hiç bir farkı olmayan ve hakikaten "tarih tekerrürden ibaretmiş" dedirten şöyle bir şey anlatıyor: Bolşevik İhtilali sebebiyle ülkesinden ayrılan bir çok Rus İstanbul'a geliyor ve bunlar burada iş güç sahibi oluyor, ticaret ile meşgul oluyor ve ev kira fiyatlarını da etkiliyorlar. Ayrıca o kadar çok kalabalıklaşıyorlar ki kendilerine ait sokaklar oluşmaya başlıyor. Kendilerince isimler verdikleri dükkanları oluyor. Bunlar tanıdık geldi değil mi :) Yazılar da bahsi geçenler içerisinde bazı ilçeler, semtler de var. Mesela o devrin Yakacık, Soğanlık ve Kadıköy'ünü okumak güzeldi. Bazı yazılarda bahsi geçenlere bakınca ahlâkî bir düşüşün bilhassa Yirminci asrın ilk senelerinde başladığını görüyoruz. Eserin dili ise oldukça güzel ve içinde uydurma kelime olmayan anlaşılır bir Türkçe. Az da olsa mânasını bilmediğim kelimeler ile karşılaştım ve onları da öğrenmiş oldum. Bu da kitabın başka bir artı değeri oldu benim için. Kitaptaki tek uydurma kelimeleri kapakta yayınevi kullanmış: "1920'lerden Cumhuriyet'e İstanbul'un Toplumsal Tarihi ve Dönemin Görsel Belgeleriyle" diyerek. Maalesef yayınevlerimiz dil hususunda hiç hassas değiller. Böyle tarihi bir metnin kapağında bu sel-sal ilaveli kelimeler olmamalıydı. Yazılarda bahsi geçen senelere ve o devrin İstanbul'una alakası olan okurlara kitabı tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
İşgal Günlerinde İstanbulHakkı Süha Gezgin · Kapı Yayınları · 201911 okunma
·
88 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.