José Mauro de Vasconcelos – Şeker Portakalı
Şeker Portakalı, kalbime dokunan en içten hikâyelerden biri oldu. Küçük Zezé’nin hayal gücüyle örülmüş dünyasında hem çocukluğun saf neşesini hem de yoksulluğun acımasız gerçekliğini aynı anda hissettim. Başta tatlı bir çocuk hikâyesi okuyacağımı sanmıştım ama her sayfada daha derin bir yara açıldı içimde.Bu sadece bir çocuğun hikâyesi değil, büyümeye mecbur bırakılan bir kalbin sessiz çığlığıydı.Vasconcelos, toplumun görmezden geldiği acıları bir çocuğun gözünden anlatarak insanlığın vicdanına dokunuyor. Zezé’nin yaşadıkları, yoksulluğun sadece maddi değil, duygusal bir yoksunluk olduğunu gösteriyor. Kitap bittiğinde bir süre düşünmeden edemedim: Sevgi, bazen bir portakal ağacına sığınmak kadar masum olabilir mi?