“Küçükken babası sık sık, ‘Bu çocuğun Hayalhanesi çok geniş,’ derdi. Ne demek istediğini anlamazdı. ‘Hayalhane’ neydi ki? Onu diğerlerinden ayıran bu tuhaf şey neydi? Anlamak için zorlu gençlik yıllarına ulaşması gerekti. O zaman öğrendi ki, ‘Hayalhane’ bir lütuf kadar bir cezaydı. Geçmişi hatırlamak, geleceği düşlemek, sanki eski tanrıların insana verdiği en kötü armağanlardan biriydi.
Endymion gelirdi aklına. Bafa Gölü’nde bu Ay Tanrıçası’na aşık olma cesaretini gösteren bir çoban, Olympos’takilerin gazabına uğramış, ona en büyük ceza verilmişti: Kaderini bilmek. Meğer gelecek denilen o bulanık, o belirsiz perdenin bilinmeden kalması, ‘Hayalhanede kalmak’ en büyük nimetmiş.”
Sayfa 60 - *Endymion: Yunan mitolojisinde hayatının büyük bir kısmını sürekli uykuda geçiren genç ve güzel bir kadındır.·Kitabı okudu