·240 syf.····Okunma: 25 Ekim 2025 22:53 Öyle eserler var ki okunmayan, ismini bile duymadığım yazarlardan ne ustalıkla kaleme alınmış eserler… Nahid Sırrı Örik de onlardan biriydi benim için. Şu anda bu eserin dizisi yayınlanıyor olsa da yapım beni kendine çekememişti, dolayısıyla beğenip beğenmeyeceğimden şüphelerim vardı ama resmen ters köşe oldu. Bu eserle tanıştım ve Nahid Sırrı’nın kalemine bayıldım. Diziyle arasında tabii ki uçurumlar kadar fark var. Kitap bittiğinde bir hüzün kapladı içimi. Kitaba dair spoiler içerebilir. Seniha’ya roman boyunca üzüldüm, çoğu yerde hak verdim. Bir evladın ayrımcılığa bu denli maruz kalmasının aktarılması , roman boyunca hissettiği kıskançlık duygusunun tahlillerle bu kadar gerçekçi yansıtılması oldukça başarılıydı. Mükerrem, Nüzhet, Halit ve niceleri… Kıskançlık böyle bir duygu işte; insanı içten içe yer, bitirir. Gerçekten de kaderin yüzüne güldüğü kişi Halit miydi? Seniha, hayat boyu hep abisinin çöküşünü görmek için uğraştığından dolayı mı hayatı onu tatmin etmedi? Üzerine çok fazla söylenecek, tahliller yapılacak bir roman, üslubu oldukça beğendim. Filmi olduğunu da öğrendim, arayı açmadan izlemeyi düşünüyorum. Tavsiyedir.