Alex Schulman .
İlk defa bir kitabını çok büyük beklentilerle aldım ama bu defa olmadı sanki. Olaylar sırasında geriye dönüşleri çok iyi başaran bir kalem Schulman. Ama bu kitabının konusu beni pek tatmin edemedi. Olay akışında merak öğesi yine ön planda. ‘’Neler olacak, nasıl sonuca bağlanacak, altından ne çıkacak?’’ diye diye okuyorsunuz. İşte romanın sonunda ortayan çıkan sonuç bana çok zorlama geldi.
Hepimiz çocukluğumuza aşağı yukarı özlem duyarız. Vidar da öyle. Öğretmenlik görevinden uzaklaştırıldığında kendini çocukluğunu sorgularken buluyor.
Çocuk halinizle telefonda konuşma şansınız olsa ona ne derdiniz? Hiç düşündünüz mü?
Romanda en sevdiğim yerler Vidar’ın yaptığı telefon görüşmeleri oldu. Sonunda açığa çıkanlar tatmin etmese de insanı yaralayan şeyler bunlar. Bir insanın hayatında bu kadar travma olmamalı.
Esere dair eksik bulduğum bir diğer nokta da sonunun tamamlanmış hissi vermemesi. Sanki yarım kalmış hissiyatı bıraktı bende. Öğretmenlik hayatı ne oldu? Buna dair detayların verilmemiş olması kafamda açık pencereler bıraktı. Yine de Schulman’ın Türkçeye çevrilmiş tüm eserlerini okumaktan memnunum. Schulman’la ilk defa tanışacak olanlara bu kitapla başlamalarını tavsiye ederim.