" Bugünlük bu kadar düş kırıklığı yetsin."
Sizin de öyle mi bilmiyorum ama fark ediyorum da çevremde "#klasik fobisi var bende okuyamıyorum , dili çok ağır " diye yakınanlar hiç azımsanmayacak kadar çok maalesef. Hatta itiraf edeyim sonradan en sevdiğim tür olan #dünyaklasikleri ne o kadar zor ısındım ki !!. İşte özellikle ebeveynler için söylüyorum ; unutmayalım ağaç yaşken eğilir , miniklerimizi olabildiğince erken tanıştıralım eserlerle. Belki anne değilim ama kitapsever bir teyze olarak ilkokula başlayacak canımıniçi yeğenime bu sevgiyi aşılamam gerektiğinin farkındaydım ki çok severek takip ettiğim The Kitap Yayınları sesimi duyduuuu. Tabii ilk önce itinayla okunuuurr. ( sonuçta bu keyiften kendi çocuk yanımı da mahsur bırakamazdım). Daha önce İki Şehrin Hikâyesi ile keşfettiğim yazarın ustalık dönemine geçiş eseri diye tanımlanan kitabımızı daha doğrusu küçük dostum Oliver ' ı daha yakından tanımaya geçecek olursak ;
Ayşecik filmlerinden izlemeyeniniz yoktur tahminimce. O serilerden birinde ki en beğendiğim olur kendisi ; bir gecekonduda hırsızların piri olarak yetişen Ayşecik ' i karısından intikam almak için doktor babasının oraya verdiğini öğrenmesi ve sonunda annesine kavuşmasını anlatıyordu. İşte eseri okurken gördüm ki ufak değişikliklerle yeşilçama uyarlanmış film aracılığıyla aslında ben bu eseri yaşamışım onlarca kez.
Eserimizdeyse ;annesi onu doğururken ölünce bebekken düşkünler evine bırakılan Oliver ' ın Londra' nın sokaklarında oradan oraya savrularak cehennem gibi geçen çocukluğunu ve sonunda hırsızlar çetesinin eline düşüp Londra' nın en cabbar hırsızı yapılmak istenirken buna direnmesini ve kader bu ya çeteden kaçarken soylu ailesi hakkında tüm bilinmeyenleri öğrenmesine ve sonunda mutlu sona ulaşmasına tanık oluyoruz.
Önerir misin , listeye ekleyelim mi diye soran arkadaşlara ithafen söylüyorum durmanız bile hata!! Şimdiden keyifli okumalar..
#okudumbitti @iremhattat #kitaptavsiyesi kahvekokulukitaplarim #tavsiyekitap #16ekim #üçsilahşorlar