Kitabı yolculuk esnasında dinledim ama etkisini uzun süre yaşayacağım kesin.
Stefan Zweig’ın öykücülüğünde ayrı bir yer tutan O muydu?, kemirici bir duygu olan şüpheyi eksene alır ve bu duygunun insanı sürüklediği kaygı, sıkıntı ve çaresizlik atmosferinden okura seslenir.
Yazardan bir cok kitap okudum ve gerçekten kitaplari bitecek diye korkuyorum. insanı sarsan, derinden yaralayan tahlilleri ve bu seferde bir hayvanı ele alarak anlatmış yazarımız. şaşkınlıkla üzüntüyle bitti.
Stefan Zweig bizi John Charleston Limpley’le tanıştırır. Mr. Limpley’in çevresi ve köpeği Ponto’yla ilişkisine, komşusu Betsy’nin titiz, şüpheci gözlerinden tanık oluruz. Zweig, kaçınılmaz felaketi, klasik İngiliz polisiyelerinden aşina olduğumuz “kim yaptı?” sorusunun etrafında düğümler.
Lütfen kitabi hayvan bakanlar bakmayı düşünenler okusun. sevginin ilginin fazlasının ne kadar zararlı olduğunun yani sıra birden bırakılan, hevesi geçince kenara atılan bir sey olmadığını cok trajik olarak anlatmış. Farkındalık olması dileğiyle.
“Şahsen katilin o olduğundan neredeyse eminim; ama elimde çürütülmesi imkânsız o son kanıt yok.”