·424 syf.····Okunma: 26 Ekim 2025 14:45 Sözlerime şu emojiyle başlamak isterim: “ “ jshxufh
Çok yakın arkadaşımın “mutlaka okumalısın” demesiyle elime aldım ve daha ilk sayfalardan o “oha, ne okuyorum?” hissini yaşadım.
Kaveh Akbar, İran asıllı bir Amerikalı yazar/ şair... Şairlerin dünyayı bizden farklı algıladığını düşünürüm hep; bu kitap da bunun en güzel örneklerinden biri. Her cümlesi ayrı bir tokat gibi, ayrı bir dua gibi. Hem de yazarın ilk kitabıymış
Kitapta göç, aidiyet, eşcinsellik, kabul görmek, American Dream gibi sık işlenen temalar var, kimileri bunu “bestseller olmak için tüm tuşlara basmak” diye yorumlamış ama anlatım o kadar vurucu ki, bana asla sıradan gelmedi.
Bazı kitapları okurken çok sevsen de bitince unutursun. Hele ki çok okuyan biriyseniz bu başa çok gelen bir durum. Ancak bazı kitaplar da birkaç cümlesiyle bile olsa sittin sene zihnine kazınır. Şehit benim için bu türden oldu diyebilirim.
Spoiler vermeyeceğim ama Cyrus’un dayısının savaşta üstlendiği görevi okurken resmen kabim sıkıştı.
“Gerçekten böyle bir şey olabilir mi?” diye düşündüm. Bir gün kitabın konusunu unutsam bile sadece bu dayının hikayedeki küçücük yerinin bana yaşattığı bu duyguyu unutmayacağımı biliyorum.
Kitaptaki bazı bölümler ise “bu kadar da tesadüf olur mu? Nesin sen Hollywood filmi mi?” dedirtti — ama bazen gazetede öyle bir şey okuyoruz ki “YUH LAN BU NASIL BİR OLAY!?” demiyor muyuz? Yani hayatta da şaşırtıcı tesadüfler hiç yok mu? Var qanqam, chill…
Puanım: 10/10
Ve Kaveh Akbar’ın bundan sonra yazacaklarını görmek için sabırsızlanıyorum.
#bookreview #kavehakbar #martyr #bookstagram #readingjournal #şehit #holdenyayınları #kitaptavsiye #okudumbi̇tti̇