Gönderi

Dudaktan Kalbe – Reşat Nuri Güntekin
8/10
·288 syf.··
2025 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 23:10
Sevdanın dudaklarda başlayıp yavaş yavaş kalbin derinliklerine sızdığı o ince çizgiyi en iyi anlatan yazarlardan biridir Reşat Nuri. Dudaktan Kalbe ise, insan ruhuna işleyen kelimeleriyle, bir başka yerde konuşması mümkün olmayan sızılara tercüman oluyor. Romanın merkezinde duran Kenan, bir yara kabuğu gibi içini saklayan, ama başkalarının kalbini kanatmaktan çekinmeyen bir adam. Sevmek ile eğlenmek arasındaki çizgiyi bilmediği gibi, kendine yakıştıramadığı duyguların yükünü de hep başkalarının omuzlarına bırakıyor. Ne yaptıkları için gerçek bir özrü, ne de o karmaşık kalbine karşı bir sorumluluğu var. “Çocuk” diyerek küçümsediği Lamia’nın yanından ayrılmaması, onun safiyetini bir oyuncağa çevirmesi, en çok da buna duyarsız kalışından dolayı incitiyor insanı. Kenan’ın hayatı boyunca tutunacak bir dal ararken, her seferinde kendini savruluşlara bırakması; gönlünü eğlendirmekle tatmin olup derin bağlara cesaret edememesi, onu sevilebilir olmaktan uzaklaştırıyor. Lamia ise henüz rengini yeni bulan bir baharın ilk günü gibi. Gençliğinin acele atan kalbiyle karıştırdığı duyguların içine düşmesi çok normal. Onu en çok yaralayan şey, duyduğu sevdanın ağırlığı değil; çevresinin sözleri, erkeklerin bakışları ve bir çocuğun taşıyamayacağı kadar ağır olan yetişkin acıları. Buna rağmen eğilmemesi, başını kaldırıp yürümeye devam edebilmesi, belki de hikâyedeki en büyük galibiyet. Nimet’le işi bittiğinde yeni bir gönül eğlencesi arayan Kenan’ın nişanlı oluşu bile durmuyor onu. İşte burada roman, sevdanın adını unutup hevesini büyüten insanları yüzümüze çarpıyor. Lamia’nın kendine sahip çıkışı, yaralarını saklamadan yürüyüşü; Kenan’a dönmeyip ruhuna yakışır bir adamla hayatına devam edebilmesi, o dönemin gölgeli koşullarında parlayan bir umut gibi. En çok da şu acı hakikati fısıldıyor kitap: “Bazı sevgiler dudakta kalmalı ki kalbin en derinine zehir gibi inmesin.” Derin sevdalara kabiliyeti kalmamış bir ruh, en fazla öpücüğün izini bırakabilir. Ama Lamia, kalbindeki harabeden yeni bir bahar çıkarabilmiş bir kadın gibi. Bu yüzden belki de hikâyenin asıl zaferi onun.
Edebiyat
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20248,2bin okunma
·
96 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.