Kayıp Düş’man – Ayla Koca -Ren Kitap
Herkese Merhaba!
Bugün sizlere, kalemiyle ilk kez tanıştığım ama kesinlikle son olmayacağına inandığım bir yazardan bahsedeceğim. Daha önce kitaplarını görmüş ama okuma fırsatım olmamıştı; serinin üçüncü kitabı Kayıp Düş’man ile tanışınca “iyi ki” dedim. İlk iki kitabı okumamış olmama rağmen hikâyeyi anlamakta hiçbir zorluk çekmedim; öyle sağlam bir kurguya sahip ki, eksiklik hissettirmiyor. Ayla Koca artık Türk yazarlar arasında favori listeme eklendi bile.
Yazarın dili akıcı, temposu hiç düşmeyen bir tarzda ilerliyor. Özellikle Mina Komiser karakteri beni hem etkiledi hem ürküttü. Onun rüyalarında gördüğü korkunç olayların gerçek hayatta da yaşanması… kim isterdi ki böyle bir yeteneğe sahip olmayı? Çocukluğundan itibaren bu lanetle yaşaması, sonra yeniden o kabusların başlaması ve olayların seri cinayetlere dönüşmesi — tek kelimeyle sarsıcıydı. Porselen bebek sahneleri hâlâ gözümün önünde, gerçekten tüyler ürperticiydi.
Arda Başkomiser ise hikâyenin en çarpıcı yanlarından biriydi. Başta Mina’nın en büyük dayanağı, güvenilecek tek insanı gibi görünse de, zamanla onun da karanlık taraflarını görüyorsunuz. Bu iki yüzlülük, hikâyeye müthiş bir psikolojik derinlik kazandırmış. Mina’nın hem olaylarla hem de güven duygusuyla savaştığı o kırılma anlarını okurken içim burkuldu.
Paranormal ögelerle harmanlanan bu polisiye kurgu; gizem, geçmişin sırları ve insanın kendinden bile sakladığı gerçeklerle örülü bir hikâye sunuyor. Gerilim ve doğaüstü ögeleri aynı potada eriten, temposu hiç düşmeyen hikâyeleri seviyorsanız Kayıp Düş’man’ı mutlaka okumalısınız.