7/10
·136 syf.··
2025 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 15:31
"Güç, entrika, komplo, yönetim sanatı, toplum mühendisliği ve terde, kanda, gözyaşında ve üst üste konan devasa taşlarda vücut bulan hayat ve ölüm..." Arka kapakta yazan bu ifadeler İsmail Kadare'nin bu kitabı yazmaktaki muradını açıklıyor diye düşünüyorum. Kitabı nasıl yazdığı ise yine arka kapakta The Los Angeles Times'ın yorumunda kendini açık ediyor: "Kadare'nin nesrinde Gabriel Garcia Marquez'in büyülü gerçekçiliği ışıldıyor." Kitap en başta kendine piramit yaptırmak istemeyen bir Firavun ile hikayeye başlıyor. Ancak Firavun da olsanız toplumun bir düzeni var öyle kafanıza göre onu istiyorum bunu istemiyorum diyemiyorsunuz. Dolayısıyla Firavun hemen ikna edilip piramitin inşaası başlıyor. Kitap bu inşaat süreci boyunca iktidarın gücünü nasıl elde edip koruduğunu, halkı hangi taktiklerle yönettiğini ve halkın da hangi pratiklerle iktidara karşı pozisyonlar ürettiğini anlatıyor. Açıkçası bu kadar elverişli bir konu Marquez'in elinden çıkmış olsaydı tadından yenmezdi gibi geliyor. Kadare'nin kaleminin o büyülü gerçekçi dünyayı inşa etmede biraz zayıf kaldığını düşünüyorum. Ancak yine de kitabı okurken zihniniz bugünün piramit inşaatlarını düşünüyor ve bir piramit inşaa etmenin sadece bir piramit inşaa etmek olmadığını anlıyorsunuz. Sadece bir roman okumak niyetiyle kitabı okumak isterseniz dediğim gibi edebi zevki çok yüksek değil. Ancak sosyolojik bir okuma yapmak üzere kitaba eğilirseniz altını çizeceğiniz birçok pasaj bulabileceğinize eminim. Tıpkı bu paragraf gibi: "Piramit, her şeyden önce güçtür majesteleri. Baskıdır, hapistir, paradır, beyinlerin büzüşmesidir, gönlün ezilmesi, kayıp ve hüzündür. O sizin en büyük korunağınızdır firavunum! Gizli polistir! Ordudur, donanmadır ve güzel kokan haremdir! Ne kadar yüksek olursa halk onun gölgesinde o kadar az görünür! Ve halk ne kadar küçükse siz o kadar yüce olursunuz hükümdarım!"
Piramitİsmail Kadare · Ketebe Yayınları · 202268 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.