• Elif

@noktalielif·
·
sabitlendi
Raci'den Sami'ye Mektup
Bazı vicdanlar, başlangıç ile sonu birbirinden ayıran bir çizginin önünde durup orada kalamaz. Ben bu hayatı; dünyaya niçin geldiğimizi, ne olacağımızı, bizi bu dünyaya göndereni anlamadan terk etmemeye niyet ettim.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Günler süren pazarlıklardan sonra öğrenciler müdürü bıraktılar. Tam anlamıyla bir halk adamı olan Bakan, galip gelen öğrencilerle birlikte televizyonda özgürlük dansı yaptı. Bu olay Camagu'nun aklını başına toplamasını sağladı. Bakan saldırı suçu işlemiş insanlarla birlikte zafer dansı yapıyordu. Bu coşku dalgası yaşandığı sırada, bir hafta boyunca özgürlüğünü kaybetmiş olan müdürün hakları tamamen unutulmuştu. Kimse onun çocuklarını düşünmemişti. Mesaj açıktı: Hükümetten istediğiniz şeyi elde etmek istiyorsanız, kanuna karşı gelmek zorundasınız. Birini kaçırın, bir binayı yakın, yollara barikat kurun, Güney Afrika'yı mahvedin!
Sayfa 39 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
"Şimdi her şey... özgürlüğün meyveleri... bunların tadını ya sürgünden ya da Robben Adası'ndan gelenler çıkarıyor" diye yakınıyorlardı. "Ama kurşun yaralarını biz taşıyoruz. Taş atanlar ve özgürlük dansını yapanlar bizlerdik." "Evet, onlar denizaşırı ülkelerde keyif yaparken, burada biz ölüyorduk. Şimdi sefa sürenler için biz topun ağzındaydık" dedi bir başkası. "Ağlayıp sızlanmak bu yeni demokratik toplumun eğlence biçimi olmuş" diye düşündü Camagu. Gecenin büyük bir kısmında kendisinin de tam olarak aynı şeyi yapmış olduğu gerçeğinin farkında değildi.
Sayfa 36 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Askerler ölü adamın kafasını kesip kaynar su dolu bir kazana atınca, izleyenler dehşete düştüler. "Hem de yamyamlar" diye öfkeyle fısıldadı Twin-Twin. İngiliz askerler kazanın etrafına oturdular ve pipolarını tüttürüp şakalaşmaya koyuldular. Ara sıra askerlerden biri kaynayan kazanı karıştırdığında etin kokusu ikizlerin grubuna kadar geliyordu. Gerillalar daha fazla dayanamadılar. Kan donduran çığlıklarla saklandıkları yerden fırlayıp Kraliçe Victoria'nın adamlarına saldırdılar. Bir İngiliz askeri öldü, ikisi yakalandı. Diğerleriyse kaçmayı başardılar. "Bu babamız!" diye haykırdı Twin. "Babamızı yiyeceklerdi!" Yerde yatan gerçekten de Xikixa'nın başsız bedeniydi. Esir alınmış olan John Dalton mükemmel İsiXhosa'sıyla konuştu: "Babanızı yemeyecektik. Biz medeni adamlarız, insan eti yemeyiz." "Yalancı!" diye bağırdı Twin-Twin. "Yemeyeceğiniz bir şeyi neden pişiyorsunuz?" "Etleri kafatasından ayırmak için" diye sabırla açıkladı Dalton. Korkmuş görünmüyordu. Kendinden gayet emin bir hali vardı. "Bu kafalar ya hatıra olarak ya da bilimsel araştırma için kullanılıyor."
Sayfa 24 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
Çocuklar neden büyürdü ki? Küçük kız ve oğlanlar oldukları zamanlar ne kadar da güzeldi; anne babalarının sözünün kutsal olduğu zamanlar...
Sayfa 17 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor