Mahmut Goloğlu

Devrimler ve Tepkileri yazarı
Yazar
8.2/10
48 Kişi
399
Okunma
36
Beğeni
6bin
Görüntülenme

Hakkında

Mahmut Goloğlu (1915-1982) Akçaabat’ta doğdu, aynı günlerde babası Sarıkamış’ta şehit düştü. Trabzon’daki öğrenciliği sırasında Halkevi’nin yerel tarih araştırmalarına katıldı. Tarihle ilgisi böylece başladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirerek Tekel’de müfettiş oldu. Bir süre serbest avukatlık yaptıktan sonra aktif siyasete atıldı. Milletvekili oldu ve TBMM’de başkan vekilliği dahil pek çok görevde bulundu; Meclis Kütüphanesi’nde tarih çalışmalarını sürdürdü. Siyasetten çekildikten sonra, yerel tarih çalışmaları ile Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi konulu dizi kitaplarını kaleme aldı. 1976’da Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Devrim Tarihi profesörü olarak ders vermeye başladı. Akademik çalışmalarıyla Boğaziçi Üniversitesi tarafından 1981’de Şeref Ödülü’ne layık görüldü.
Ünvan:
Türk siyaset adamı ve tarihçi.
Doğum:
Akçaabat, 1915
Ölüm:
1982

Okurlar

36 okur beğendi.
399 okur okudu.
9 okur okuyor.
427 okur okuyacak.
8 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 17.7
Erkek% 82.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Şeyh Sait Ayaklanması, din işlerinin dünya işlerinden ve özellikle politikadan ayrılması amacıyla yapılmış devrimlere karşı, ümmetçi anlayışın tam bir gerici tepkisi idi. Elbette ki, kişisel çıkarlarını düşünenler, Kürtçülük peşinde koşanlar, petrol bölgesi ile ilgisini kesmek için doğu illerini Türkiye'den ayırmaya çalışan İngilizlerin bağımsız Kürdistan propogandasına kapılanlar, kargaşadan ve anarşiden yarar uman komünist düşünceliler ve yağmacılar da olaya karışmışlardı. Fakat başta Şeyh Sait olmak üzere olayı yaratanlar Nakşibendilerdi. Nakşibendiler, Islamlığın en aşırı, en muhafazakâr, en mütassıp, en ümmetçi tarikatçıları idiler. Devlet düzeninin tek temelinin din, ve tek devlet politikasının ümmetçilik olduğuna, hiç bir gücün sarsamayacağı şekilde inanmışlardı. Böyle olunca da, onlar için milliyetçilik, ümmetçilikten sonra gelen, hatta ümmetçiliğin ortadan kaldırdığı bir kavramdı. Müslüman olmak her şey için yeterli idi. Bu nedenle, olayda yararı olanların genel düzenli bir düşünce akımı ve bir hazırlık dizisinin fiili işareti ve sonucu olsa bile, Mustafa Kemal Paşa'nın da belirttiği gibi temel dayanağı "irtica" idi. (Z.C.: 1 Kasım 1925) Nitekim Şeyh Sait, İstiklal Mahkemesi'ndeki konuşmalarında ve cevaplarında hep, dinle dünya işlerinin ayrılması yolundaki devrim aşamalarını "din elden gidiyor" şeklindeki karşı propogandalarına dayandırıyor, "Kürdistan Kırallığı" yolunda değil "Tanrı yolunda" ayaklandığını söylüyor, Diyarbakır'ı ele geçirip de tutunabilmeleri durumunda din adamlarıyla karara varıp Hükümet'ten şeriat, yani dün ya işlerinde de din kurallarına dayanan bir devlet idaresi isteyeceğini anlatıyordu. (M. Toker, Şeyh Sait: 123)
Sayfa 143·Kitabı okudu
Tarih
Türk, muma benzer, dibine ışık vermez. Kendi yanar, çevresine nur saçar. Işık saçmak için kendini yakar.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam