Devrimler ve Tepkileri (Devrimler ve Tepkileri : Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1 / 1924-1930)

·
Okunma
·
Beğeni
·
282
Gösterim
Adı:
Devrimler ve Tepkileri
Alt başlık:
Devrimler ve Tepkileri : Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1 / 1924-1930
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754589115
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Devrimler ve Tepkileri, genç Cumhuriyet'in peş peşe yapılan devrimlerle en hızlı değişimleri ve dönüşümleri yaşadığı bir döneme,1924-1930 arasına mercek tutuyor.

Cumhuriyet Anayasası'nın kabulü, halifeliğin kaldırılması, üniversite özerkliği ile basın özgürlüğünün kurumsallaşması, şapka ve kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması, hukuk ve eğitim alanındaki devrimler, laiklik, harf devrimi, del devrimi...

Kronolojik bir kurguyla hazırlanan kitap, sadece devrimleri değil, o döneme damgasını vuran pek çok olayı da anlatıyor: Musul sorunu, Hakkari olayları, Terakkiperver Fırka, Şeyh Sait İsyanı, İzmir Suikastı, Yavuz-Havuz davası, Serbest Fırka, Menemen Olayı...

Goloğlu, Genelkurmay Harp Dairesi'nin de incelemesine sunarak olumlu yanıt aldığı kitabında, bu canlı ve benzersiz dönemi, alışılmadık yalınlıkta ve nesnelikte sunuyor.

Devrimler ve Tepkileri, yakın tarihimizin parça parça hatırladığımız olaylarını yeniden bir bütün olarak görmek; bu döneme ait bilgi edinmek ya da bilgi tazelemek isteyenler için.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Gerçekten de olaylar Mustafa Kemal Paşa'nın düşündüğü gibi gelişti ve bütün aşamalarda olduğu gibi, tepeden inme bir zorlama ve baskıya gidilmeden, tüm istek ve davranışlar milletten, milletin temsilcilerinden geldi. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın bu konuşmayı yaptığının ertesi günü, Siirt Mebusu Halil Hulki Efendi ile elli yedi arkadaşı Şer'iye ve Evkaf Vekâleti (Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı) ile Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti'nin (Genelkurmay Bakanlığı) kaldırılmasına dair olan kanun teklifini Meclis Başkanlığı'na ileterek komisyonlara gönderilmeden hemen Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmesini sağladılar. Teklifin gerekçesinde şöyle deniyordu: “Din ve ordunun politik akımlarla ilgilenmesi bir çok kötülükler doğurur. Bu gerçek, bütün uygar uluslar ve hükümetlerce bir temel ilke olarak kabul edilmiştir. Bu bakımdan, yeni bir hayatın varlığını sağlamak görevini üzerine almış olan Türkiye Cumhuriyeti'nin politik kuruluşlarında zaten sonradan meydana getirilmiş olan 'Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı' ile 'Genelkurmay Bakanlığı'nın bulunması uygun olamaz.”

Konunun esası üzerinde konuşan olmadı. Söz alanlar, bazı kelimelerin anlamları ve kullanılış şekilleri üzerinde durdular. Bu da bir kaç dakika sürdü, maddeler okunup kabul edildi. Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı kaldırılarak,Müslümanların inanç ve ibadet işleriyle uğraşmak, din kuruluşlarını yönetmek ve başkentte bulunmak üzere bir 'Diyanet İşleri Başkanlığı' kurulmasına karar verildi. Başkanı, Başbakan'ın teklifi ve Cumhurbaşkanı'nın onaylaması ile atanacak olan Diyanet İşleri Başkanlığı, Başbakanlığa bağlı olacaktı. Genelkurmay Bakanlığı da kaldırılıp, Cumhurbaşkanı'nın vekili olarak, barışta ordunun emir ve komutası ile görevli en yüksek askerlik makamı olmak üzere bir 'Genelkurmay Başkanlığı' kuruldu. Başbakan'ın teklifi ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile atanacak olan Genelkurmay Başkanı, görevi ile ilgili hususlarda bağımsız olacak, Askeri Bütçenin sorumluluğu Milli Savunma Bakanı'na ait olacaktı. Kanun teklifinin tümü tekrar oylanıp kabul edildi ve kanunlaştı. (Z.C.: 3 Mart 1924, Kanun: 429)
TEVHİD-İ TEDRİSAT Başkan, Manisa Mebusu Vâsıf Bey ile elli arkadaşının Tevhid-i Tedrisat (öğretimin birleştirilmesi, tek elden öğretim) hakkında bir kanun teklifi verdiklerini ve teklifin hemen görüşülmesini istediklerini bildirdi. Bu istek de kabul edildi ve teklif okundu. Teklifin gerekçesinde şöyle deniyordu:

Bir devletin genel kültür ve eğitim politikasında milletin düşünce ve duygu bakımından birliğini sağlamak için öğretimin bir yönetimde birleştirilmesi en doğru, en bilimsel, en çağdaş ve her yerde yararları, iyilikleri görülmüş bir ilkedir. 1839 Gülhane Hatt-ı Hümayûnu döneminde çökmüş Osmanlı Sultanlığı da öğretimin birleştirilmesine başlamak istemişse de bunu başaramamış, hatta bu konuda bir ikilik de yaratmıştır. Bu ikilik, eğitim ve öğretim bakımından bir çok kötü sonuçlar doğurdu. Bir milletin kişileri, ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim, bir memlekette iki türlü insan yetiştirir. Bu ise duygu ve düşüncede birlik ve beraberlik amacını bozar. Kanun teklifimiz kabul edilirse, Türkiye Cumhuriyeti'nde bütün kültür ve bilim kuruluşlarının tek bağlantı yeri Eğitim Bakanlığı olacaktır. Böylece bütün okullarda bundan böyle Cumhuriyet'in eğitim politikasından sorumlu, eğitimimizi duygu ve düşünce birliği içinde ilerletmekle görevli olan Eğitim Bakanlığı, olumlu ve birleşik bir eğitim politikası uygulayacaktır.

Bu kanun teklifi üzerinde de söz isteyen olmadı, aynen kabul edilip kanunlaştı. Ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereğince, Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı ya da özel vakıflarca yönetilen bütün medrese ve okullar ile genel eğitim ve öğretim yapan askeri okullar ve Sağlık Bakanlığı'na bağlı yetimhaneler Eğitim Bakanlığı'na bağlandı (Z.C.: 3 Mart 1924, Kanun: 430). (Askeri liseler bir yıl sonra 637 sayılı kanunla tekrar Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmıştır).
Ve bu kitap, Atatürk İlkeleri'ne tüm içtenliği ile sıkı sıkıya bağlı bir araştırmacının, Cumhuriyet'in ellinci yıldönümüne, gücü oranında, armağanıdır.

Mahmut Goloğlu
Başbakan'ın teklifi ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile atanacak olan Genelkurmay Başkanı, görevi ile ilgili hususlarda bağımsız olacak, Askeri Bütçenin sorumluluğu Milli Savunma Bakanı'na ait olacaktı. Kanun teklifinin tümü tekrar oylanıp kabul edildi ve kanunlaştı. (Z.C.: 3 Mart 1924, Kanun: 429)
Halifeliğin kaldırılması hakkındaki teklifin gerekçesinde şöyle deniyordu:

Türkiye Cumhuriyeti'nin içinde 'Halifelik Makamı'nın varlığı sebebiyle Türkiye, iç ve dış politikasını iki başlı olmaktan kurtaramadı. Bağımsızlığında ve ulusal yaşantısında ortaklık kabul etmeyen Türkiye, görünüşte ya da dolaylı ikiliğe dayanamaz. Yüzyıllardan beri Türk milletinin felaket sebebi ve sonunda fiilen ve antlaşmalı olarak Türk İmparatorluğu'nun çökmesine vasıta olan Padişah Ailesi'nin, Halifelik kılığı içinde, Türkiye'nin varlığına daha da etkili bir tehlike oluşturacağı ağır tecrübelerle kesin olarak anlaşılmıştır. Bu ailenin Türk ulusu ile ilişkili olan her durumu ve gücü, ulusal varlığımız için tehlikedir. Esasında Halifelik, ilk İslam emirliklerinde, 'hükümet' anlam ve görevinde ortaya çıkarılmış olduğundan, bütün dünya ve din görevlerini yerine getirmekle yükümlü olan çağdaş İslam hükümetlerinin yanında ayrıca bir halifelik makamı bulunmasının sebebi yoktur. Gerçek budur. Türk milleti kurtuluşunu koruyabilmek için gerçeğe uymaktan başka bir davranışı seçemez.

Rize Mebusu Ekrem Bey, halifelerin ve padişah ailesinin kötülüklerini sayıp döktü, halifeliğin kaldırılmasını ve padişah ailesinden olanların hepsinin sınır dışına çıkarılmasını istedi. Seçimleri bağımsız aday olarak, Halk Partisi'ne ve Halk Partisi'ndeki akrabalarına karşı kazanmış olan ve sonradan da Halk Partisi'ne girmeyerek Meclis'te tek bağımsız mebus olarak kalan Gümüşhane Mebusu Zeki (Kadirbeyoğlu) Bey'in konuşması ise şöyle oldu:

Zeki Bey — Geçen gün, bütçe münasebetiyle konuşan Vâsıf (Çınar) Bey kardeşimizin çok haklı bir sözleri vardı: Bu millet kürsüsünde herkes özgür isteklerini, özgür düşüncelerini, özgür kanılarını söylemek hakkına sahiptir.

Tunalı Hilmi Bey — O, yalnız Vâsıf Bey'in söylediği bir gerçek değildir.

Zeki Bey — Yine Vâsıf Bey Kardeşimiz, Fransa'nın 1789'daki büyük devriminden sözederken, Fransa'daki krallık ailesinin idamını ve ulusal sınırın dışına atılışını anlattılar. Ben o günkü görüş ile bugünkü durumu karşılaştırmak istiyorum. Biz Cumhuriyet'i ilan ettiğimiz zaman karşımızda sultanlığı isteyen bir kuvvet var mı idi? Olabilir mi idi? Yine Vâsıf Bey Kardeşimiz “mebuslar temel ilkeleri kabul ederek gelmişlerdir, temel ilkelere göre görev yapmak bir namus borcudur” dedi. Çok doğru bir şeydir.

Recep Bey (Peker) — O ilkelerle senin ilgin yoktur.

Zeki Bey — Partiden değilim, fakat ben de milletten bir kişiyim. İlkelerden söz etmeye yetkim vardır. Burası özgür bir kürsüdür. Siz de çıkar, görüşlerinizi söylersiniz. Acaba bu temel ilkelerin kurtuluşunu koruyabilmek için gerçeğe uymaktan başka bir davranışı seçemez.
Din ve askerlik işlerini politikadan ayıran ve bütün okulları Eğitim Bakanlığı'na bağlayan kanunların çıktığı gün, Meclis Başkanı Fethi Bey, Urfa Mebusu Şeyh Saffet Efendi ile elli üç arkadaşının 'Halifeliğin Kaldırılması Ve Osmanlı Soyundan Olanların Türkiye Dışına Çıkarılması' hakkında bir kanun teklifi verdiklerini, bu teklifin de, ötekiler gibi, Komisyonlara gönderilmeden hemen görüşülmesinin istendiğini bildirdi. İstek kabul edildi ve teklif okundu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devrimler ve Tepkileri
Alt başlık:
Devrimler ve Tepkileri : Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1 / 1924-1930
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754589115
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Devrimler ve Tepkileri, genç Cumhuriyet'in peş peşe yapılan devrimlerle en hızlı değişimleri ve dönüşümleri yaşadığı bir döneme,1924-1930 arasına mercek tutuyor.

Cumhuriyet Anayasası'nın kabulü, halifeliğin kaldırılması, üniversite özerkliği ile basın özgürlüğünün kurumsallaşması, şapka ve kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması, hukuk ve eğitim alanındaki devrimler, laiklik, harf devrimi, del devrimi...

Kronolojik bir kurguyla hazırlanan kitap, sadece devrimleri değil, o döneme damgasını vuran pek çok olayı da anlatıyor: Musul sorunu, Hakkari olayları, Terakkiperver Fırka, Şeyh Sait İsyanı, İzmir Suikastı, Yavuz-Havuz davası, Serbest Fırka, Menemen Olayı...

Goloğlu, Genelkurmay Harp Dairesi'nin de incelemesine sunarak olumlu yanıt aldığı kitabında, bu canlı ve benzersiz dönemi, alışılmadık yalınlıkta ve nesnelikte sunuyor.

Devrimler ve Tepkileri, yakın tarihimizin parça parça hatırladığımız olaylarını yeniden bir bütün olarak görmek; bu döneme ait bilgi edinmek ya da bilgi tazelemek isteyenler için.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Kays Abdullah Açıkgöz
  • Arzu A.
  • Tolgahan Yalçın
  • Sezer Karabulut
  • Anıl
  • Atakan
  • weird beetle

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0