Gün Olur Asra Bedel, şimdiye dek okumuş olduğum en güzel ismi taşıyan kitap...
Sarı Özek bozkırında, Boranlı demir yolu istasyonunda yaşayan, geçmişe sıkı sıkıya sahip çıkan, geleneklerine bağlı Yedigey'in hayat hikâyesi... Yedigey'in Kazangap'ın cenazesini Ana-Beyit mezarlığına götürdüğü süreç.Gerçekten bir günün nasıl bir asra bedel olabileceğini okuyoruz. Kurgu ve gerçeklik birarada..Kitaba konu olan hikaye ve karakterler kurgu iken, mekan ve tarih gerçek.Coğrafyası, tren hatları, Sovyet sisteminin kişiler üzerindeki etkisi, ki bu rejimin en ağır zararını kitaptaki karakter olan Abutalip Kuttubayevin hikayesinden anlıyoruz.Beni en çok etkileyen, en can alıcı bölümlerden bir tanesi de burasıydı..Aytmatov, burada resmen içimize işledi diyebilirim..Sade ama derin bir dil kullanılmış... Ortalarına doğru anlatım durağanlaşıyor, hatta akmıyor bile ama bir süre sonra tekrar içine alıp sürüklemeyi başarıyor... Ayrıca sırf Sovyetlerin modernleşme ve teknolojik olarak ilerlediğini gösterebilmek için Rus kozmonotlarin olduğu bölümlere ne gerek vardı demeden de edemedim.. Aslında kısaca,
Yedigey'in mücadelesi ve vicdanı,
Kazangap'ın muhteşem dostluğu,
Ukubala'nın sadakat ve fedakârlığı,
Abutalib'in bilgeliği ve onuru,
Zarife'nin inancı ve sabrı,
Sabitcan'ın vefasızlığı,
Nayman Ana'nın trajedisi...