8/10
·152 syf.··
2025 6. kitabı
Max Blecher’ın “Acil Gerçekdışılıkta Maceralar” (ya da orijinal adıyla Întâmplări în irealitatea imediată), 20. yüzyılın en özgün, hatta rahatsız edici derecede içe dönük romanlarından biri bence. Eser, klasik anlamda bir olay örgüsüne sahip değil; daha çok bir bilincin iç dünyasında geziniyor. Blecher, gerçek ile hayal, varlık ile yokluk arasındaki sınırların sürekli çözülüp yeniden kurulduğu bir atmosfer yaratıyor. Bu yönüyle hem Kafka’yı hem de Proust’u hatırlatıyor ama aslında ikisine de tam benzemiyor; çünkü Blecher’ın sesi çok daha bedensel, kırılgan ve neredeyse hastalıklı bir gerçeklik duygusundan besleniyor. Romanın büyüleyici yanı, anlatıcının çevresindeki dünyayı algılama biçiminde: sıradan nesneler bile yoğun bir yabancılaşma hissiyle sarmalanıyor. Bu, yazarın kendi bedensel çöküşüyle (erken yaşta omurilik tüberkülozu nedeniyle yatağa mahkûm oluşu) de derin bir paralellik içinde. Gerçeklik onun için katlanılamaz bir yoğunluk kazandığında, tek kaçış yolu hayalin — ama o hayal bile “acil gerçekdışılıkta” kalıyor, yani hiçbir yere tam ait değil. Kısacası: Acil Gerçekdışılıkta Maceralar, insanın kendisine ve dünyaya olan mesafesini korkusuzca yüzeye çıkaran, şiirsel ama huzursuz bir metin. Okuyucudan çok şey talep eder ama karşılığında eşsiz bir içsel yoğunluk sunar.
Acil Gerçekdışılıkta MaceralarMax Blecher · Jaguar Kitap · 2018263 okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.