·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ekim 2025 19:52 Biraz uzun bir yazı olacak ama bu kitaba kısa yazı yazmak bir hakaret olurdu. Öncelikle Neval El Seddavi, davasına olan sadakati konusunda hayran olduğum bir kadın. Yazar, kendi başına çoğu kadın için örnek teşkil eden ve düşünceleriyle toplumun kadın aklına ördüğü o duvarları yıkan biri. Kitaba gelecek olursak kitap 4 bölümden oluşuyor ve her bölümde kadınlar hakkında özellikle Arap toplumunda ve dünyada kadınların yaşadığı zorluklar, bu zorlukların tarihi ve toplumda konuşmaya kimsenin cesaret edemediği tabular kaleme alınmış durumda. Kitap sosyalist bir feminizm üzerinde duruyor ve ataerkil sistemin sürekli üzerini örtmeye çalıştığı birçok konuya ilişkin eleştiriler ortaya koyuyor. Kitap aynı zamanda ataerkil sistemin sadece kadın ile erkek arasında olan ilişkiden çok toplumun ideolojileri,yaşadığı ülkenin demografik yapısı,dini görüşleri, batılı devletlerin doğuyu sömürgeleştirme çabası, devletler arası çıkar ilişkileri gibi daha birçok konuyla ne kadar ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Kitabı okurken kendimi en çok eleştirdiğim konu çoğumuz gibi ataerkil düşüncenin doğunun yaşayışından ortaya çıkan bir ürün olduğunu zannetmem. Kitabı okudukça fark ettim ki ataerkil düşünce çoğumuzun düşündüğünün aksine doğudan çok batının yaşayış tarzıyla ortaya çıkan bir düşünce yapısı. Neval El Seddavi kitapta toplumun çarpık kurallarını da iğneleyici bir şekilde anlatıyor. Kitap 70lerde yazılmış olmasına rağmen malesef günümüz problemlerine hala hitap eden bir kitap. Toplumun size dayattığı normlar ve baskılama hakkında daha bilinçli olmak isterseniz en başta Havva'nın Saklı Yüzü olmak üzere tüm Neval El Seddavi kitapları önerimdir.