Puan vermedi·222 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Yusuf; dünyaya geç kalmış bir hüzün gibidir. Sabahattin Ali bu romanda bir kasabanın dar sokaklarında sıkışmış bir ruhun hikâyesini anlatır. Yusuf, kimseye benzemeyen, kimseye eyvallahı olmayan, dünyayla sessiz bir kavgası olan bir adamdır. Konuşmaz, anlatmaz, açıklamaz. Ama içindeki öfke ve adalet duygusu, okurun göğsüne çöken bir ağırlık gibi hissedilir. Kasaba küçük, insanlar kısır, ilişkiler çıkar üzerine kurulu. Herkes birbirini tanır ama kimse kimseyi anlamaz. Yusuf ise bu boğucu dünyanın tam ortasında, yalnızlığın bile yalnız kaldığı bir yerde durur. Roman sadece bir aşk hikâyesi değildir. Daha derine iner: Bir insanın kalabalığa rağmen nasıl yapayalnız kalabileceğini anlatır. Yusuf’un suskunluğu, aslında bu dünyanın gürültüsüne karşı kurulmuş en büyük haykırıştır. Sabahattin Ali’nin dili sade, ama cümlelerin ardında büyük bir acı birikir. Yusuf’un çaresizliğinde, kendi içimizde bir yerlerden tanıdık gelen bir sızı vardır. Belki de bu yüzden kitap bittiğinde insan, bir iç çekiş bırakır arkasından. Kuyucaklı Yusuf, bu toprakların ruhudur: Onurlu, sessiz, kırılgan ve ağır yaralı.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.