Hayaletler ve sanrılar
4/10
·144 syf.··
2025 12. kitabı
İthaki karanlık kitap serisinde yer alan yürek burgusu, sunumundan doğan "hayalet öyküsü" beklentilerine pek de karşılık vermeyen kendine özgü yapısı ile kimileri için "çarpıcı" kimileri için de "vasat" olarak sınıflandırılabilen bir eser olarak karşımıza çıkar. Öykümüz, taşradaki bir evde hizmetçilerle yaşayan iki küçük çocuğa bakıcılık yapmak üzere işe alınan bir kadını konu almaktadır. Olaylar yaşananların birinci elden kaleme alınmasıyla yıllar sonrasında aktarılır. Kahramanımızın gizemli ve üzücü öyküsü (bu yüzden yürek burgusudur) bir akşam buluşmasındaki dostlar toplantısında anlatılacak türden ürkütücü bir öykü olarak sunulur. Böylece ilk sahnede kahramanımızın yazdıklarını birlikte okumak için buluşan bir grup görürüz. Bakıcı kadın oldukça tuhaf ama zengin bir işveren tarafından işe alınır. İşverenin en büyük isteği ne olursa olsun kendisini asla rahatsız etmemesi ve hiçbir şey için aranmamasıdır. Kahramanımız taşradaki büyük eve geldiğinde dünya güzeli iki çocuğun kendisini beklediğini görür. Zamanla kendisinden önceki bakıcının öldüğünü ve evde garip şeyler olduğunu öğrenir. Sonrasında iki hayaletin eve dadandığını fark eder. Bunlardan birisi önceki bakıcı diğeri de eski bir çalışandır. Bir süre sonra adeta birer melek olan çocuklar konusunda da şüpheye düşecek ve bu hayaletlerle aralarındaki ilişkiyi sorgulayacaktır. Kitapta okur uzun bir süre kötü ve acayip şeyler olacağına ilişkin bir beklenti içinde tutulur. Ancak bu çok uzun hazırlık süresi sonuçta bu beklentiye denk bir yere varmaz. Sürekli benzer cümlelerle, gelmek üzere olan bir kötülükten bahsedilir. Ağdalı cümleler ve monologlarla içsel sorgulamalar ve şüphe yansıtılır. Oysa birkaç sahne dışında gerilim pek de yükselmez. Çözülmeye çalışılan bir bulmaca vardır ancak çözüm açık değildir ve çelişkilerle doludur. Her ne kadar "hayalet öyküsü" olarak sunulsa da kitabı bir korku veya gizem öyküsü çerçevesinde görmek zordur. Klasik hayalet öykülerinde hayaletlerin varlık sebepleri ve olayların sonuçları genelde açıktır. Onlarla mücadele edenlerin hedefleri ve araçları da bellidir ve öyküler belirli bir olay örgüsü çerçevesinde sunulur. Öte yandan yürek burgusu daha çok ana kahramanın kaygıları ve mücadelesi çerçevesinde gelişir. Bu yönüyle psikolojik gerilime daha yakın bir tablo çizer. Hayaletlerin kahramanın sanrıları olup olmadıkları dahi muğlak kalır. Neyin gerçek neyin sanrı olduğu sürekli bir sorgulama konusudur. Belirsizlik ve boşluklarla dolu bir eser olarak görülen yürek burgusu psikolojik gerilim ile hayalet öyküsü arasında gidip gelen ancak ikisine de tam olarak oturmayan yapısıyla muğlak ve kısır bir öykü olarak nitelendirilebilir. Yine de tüm bunların yazarın okuyucu bilinçli olarak çekmek istediği bir belirsizlik, şüphe, histeri ve bunalımın sonucu olduğu da düşünülebilir. Bu durumda anlatılmak istenen şey olay örgüsünden çok bu duygulara dayandırılmıştır. Kitapla ilgili olumlu yorumlarda öykünün zamanı ve insanları daha çok sembolik anlatımlarla eleştiren derinlemesine bir eser olduğu ileri sürülür. Yer yer yorucu ve monoton anlatımıyla okunması pek de kolay olmayan bir eser. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Yürek BurgusuHenry James · İthaki Yayınları · 20182,373 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.