Selam yıldızlarım! Bugün size Duzah serisinin ikinci kitabı olan “Sonsuz Acı” ile geldim. Kutu tasarımı, içindeki kartları çok güzel ama bence en güzeli defter olmuş. İçindeki o detay sayfalarını ayrı bir sevdim şahsen.
Perva’ya da Bengi’ye de birçok konuda kızgınım. Fakat en belirgin olanı; aralarında dönen çekimi inatla itmeleri. Hele bir yer var ki tam böyle ‘tamam oldu’ diyorsunuz ama yok! Yine kafalarının dikine gidiyorlar. Harbiden toksik bir çift halini aldılar gözümde. Bir an bakıyorum bir araya gelmek için çırpınan ateşle barut gibiler; öteki an bakıyorum birbirini iten su ve ateş gibiler. Bir taraf harlarken diğeri söndürüyor sanıyorsunuz fakat asla öyle değil. Biri alevlenirken öteki de onu buharlaştırmaya çalışarak baskılıyor. Aslan’la ceylan gibi değiller; iki aslanın av savaşındalar sanki. Aynı şeyi istiyorlar ama aynı zamanda farklı taraftalar. Dehşet bir his bu ve kitap boyunca sizi yiyip bitiren bir durum, o kesin.
Yavaş ilerleyen ve fazla detay barındıran bir hikayesi var. İlişki baskın, çünkü kendinden bir şeyleri feda eden biri var ortada. Hem de olmaması düşünülen durumu iteleyen biri… Buna rağmen av olayı da çok baskın. İkisinin arasına bir de geçmiş girdi mi her şey birbirine giriyor. Yine de okuyorsunuz, çünkü merak duygunuz da içten içe körükleniyor. Bazı yerlerde sıkılabilirsiniz veya artık ‘net’ bir durum görmek isteyebilirsiniz. Bunun için biraz sabretmeniz gerekecek; avcı her zaman avının anını kollar neticede öyle değil mi? Ben, karmaşık ama detaylı hikaye sevenlerin bu seriyi keyifle okuyabileceğini düşünüyorum. Elbette geçmiş gelecek arasında kafanız çorba olabilir lakin biraz sabrederseniz hikayeye alışacak ve okuyacaksınız. Minnak not: yetişkin içerikli sahne var bunu bilerek alın derim. Bir şans verin derim, pişman olmazsınız.