·416 syf.····Okunma: 28 Ekim 2025 21:42 Nazım Hikmet ve annesinin anlatıldığı kitap yakın dönemin tarihi olay ve kişilerine ışık tutuyor. Osman Balcıgil’in 2016’da yayımlanan kitabı, Nazım Hikmet’in annesi Celile hanımın hayatı üzerinden, bir dönemin çalkantılı olaylarını, Osmanlının yıkılmaya giden dönüm noktasını anlatan, akıcı, keyifle okunan bir eser.
Kitap sadece biyografi olarak kalmamış akıcı bir romana da dönüşmüş aynı zamanda.
"Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol, sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol" dizelerini Yahya Kemal'e yazdıran Celile. Yaşadığı dönemine göre aldığı eğitimi, ressamlığı bunların yanı sıra güzelliği ile gündemden düşmeyen paşa kızı Celile, oğlu Nazım'ın her durumunda yanından hiç ayrılmaz.
Kitapta Celilenin kardeşi Münevverin oğlu da şiirde Garip akımı kurucularından Oktay Rıfat Horozcudur yani Nazım Hikmetle kuzendir.
Konuya da biraz değinecek olursak,
O zamanlar Selanik yeni bir hareketle çalkalanıyordu. Milliyetçilik akımı Balkanları da kasıp kavurdu ve Türkler artık orada istenmiyordu. Celile ise oğlu Mehmet Nazım’a hamileydi ve İstanbul’a gitmeden doğum yapar. İstanbul’a gittiklerinde çok eğlenen Celile, kayınpederi Mehmet Nazım Paşa’nın Halep’e tayin edilmesiyle kendisini orada bulur. Kocası onu orada ticaret yapacaklarına ve çok para kazanacaklarına ikna eder ve Celile de kabul eder. Halep güzel bir şehirdi. Ama önemini yitirmişti. Tüccarlar belliydi ve yeni gelenler için fazla iş kalmamıştı. Bu sırada Celile yeniden doğum yapar. Kızı olur, adını Samiye koyar. Kocasının işlerinin umdukları gibi gitmediğini görünce İstanbul’a dönmeye ve hatta kocasından boşanmaya karar verir. Boşanırlar ve sonra yeniden evlenirler. Nazım büyüyordu ve çok küçük yaşlarda bile şiire büyük ilgi duyan bu mavi gözlü çocuğun hayali Harbiye idi. Zaten şehit olmak istiyordu, vatanı ve milleti için bir şeyler yapmak istiyordu. Bir gün arkadaşıyla birlikteyken karşı yönden gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu görmüşler. İkilinin ilişkisi başından beri çok iyiydi. Yanında Yahya Kemal vardı. Birbirlerini ilk gördükleri anda birbirlerinden çok etkilenmişler ve bu durum bir yasak aşk yaratmıştır. Büyükada’da başlayan gizli pazarlıklar Celile’nin ev tutmasına neden olur. Çok iyi bir ilişkileri vardı. Oğlu ise usta şairi çok sevmiş ve hocası olmasından mutluluk duymuştur.