Mondros Mütarekesi imzalanmış, Osmanlı Devleti teslim olmuş ve 600 yıllık büyük Türk İmparatorluğu artık ayaklar altındaydı. Sonrasında imzalanan Sevr Antlaşması artık Türklerin adını verdikleri Türkiye coğrafyasında yaşama hakkını tamamen elinden alındığının ispatıydı. Bir şey yapılmalıydı. Bir ses, bir adım, bir haykırış ve nihayetinde artık yeter diyecek biri… Tarihler 19 Mayıs 1919’u gösterdiğinde bir Türk subayı Bandırma vapuruna bindi ve güya Türklerin ayaklanmasını bastırmak için bölgeye ordu müfettişi unvanıyla geniş yetkiler verilerek görevlendirildi. Bağımsızlık ateşi içinde yanan bir kahraman olan Mustafa Kemal Paşa’ya beklediği ilk fırsat gelmişti. Buradan hareketle önce kongrelerle uyuyan halkı uyandıracak, askeri düzeni yeniden teşkilatlandırarak, İstanbul’a bir başkaldırı yaparak yeni bir meclis kuracak, yeni bir ordu, yeni bir düzen ve yepyeni bir sistem kurarak yok olmuş bir imparatorluktan modern bir ülke kurarak bugünlere gelmemizi sağlayan yapıyı oluşturacaktır. İleri görüşlülüğü sayesinde saltanat ve hilafeti ilga ederek en modern ve insanların eşit olduğu cumhuriyet rejimine geçerek ülkedeki herkesin hakkını ve hukukunu, özgürlüğünü ve yaşam standartlarını yükselterek ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmayı amaç edinmiş bir lider olan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Türk halkının asla unutamayacağı kahramanlıklar ve yeniliklerle her Türkün gurur duyduğu bir lider haline dönüşmüştür. Cumhuriyeti kuran kadronun lideri olan başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere silah arkadaşlarını ve Cumhuriyet yolunda bu ülkeye faydası dokunan tüm yurttaşlarımıza minnetimizi ve saygılarımızı sunuyoruz. Yaşasın CUMHURİYET!